Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Oscarlı Kekeme


King's Speech , Kral'ın Konuçması diye çevirilmesi gerekirken "Zoraki Kral (!!)" diye çevirilen 12 oscar adayı ve 4 oscar sahibi bir film. En iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi özgün senaryo ve en iyi film dallarında kazandığı oscarlarla geceye damgasını vuran " hükümdatlar da insandır, onların da kusurları vardır." olgusunu alttan alttan işleyen hoş bir film. İzledikten sonra kaç kişinin hayatı değişmiştir bilemem. Ha belki de gaza gelip başbakan olmak isteyen kekemeler ortaya çıkmış olabilir, evet.

İnsanların psikolojilerine fazla eğilmeden, duygularını sömürmeden yapılmış, sıkıcı bir senaryoyu izlenilebilir kılmış olan şeyler; oyuncuları ve o sarayları , kostümleri kiralayacak destek .- Yönetmenin yaptıkları ilgi alanıma girmiyor malesef ki-

Benim canım bir tanem bebeğim Helena Bohem Carter burada IV.George'un karısı rolünde ve bir kez daha her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözünü doğrulayacak şekilde davranıyor.

Henüz bir prensken konuşma yapması gereken hemen her zaman kekeleyen ve konuşmayı bir türlü bitiremeyen, hem kendine hemd e onu dinlemekte olan halka adeta eziyet çektiren George abisinin sıradaki kral olacağı için bir bakıma sevinçlidir.

Bir sürü dil eğitmeni çağırtılmış ancak herhangi bir sonuç alınamamıştır. En sonunda eşi Elizabeth yöntemlerinin ilginç olduğunu duyduğu Lionel Louge 'un muayehenahesine gider ve olaylar  başlar. Cidden farklı bir metod izleyen Lionel Lounge  Elizabeth' in gerçekte kim olduğunu öğrendiğinde de yöntemini değiştirmeyeceğini söyler.


Kral olmak istememesine rağmen ağabeyinin kalbini evli bir kadına kaptırıp tahtından vaz geçmesi sonucunda George kndisini kral olarak bulur. Aslına bakarsanız Hitler' e hayran olan George, ailesine düşkünlüğü ve sevecenliğiyle son derece iyi bir tablo çiziyor gözümüzde. Anca Lionel Lounge ' a gösterdiği asabiliğini neden kızlarına ve karısına göstermediği de muamma. Normalde sinirini kontrol edemeyen bir insan sadece konuşma öğretmenine bağırıp çağırmakla yetinmez çünkü. Evet, krallar son derece katı şartlarda ve belli metodlara göre yetiştirilmiş olabilirler ancak bu demek değildir ki onların yalnızca insanda acıma ve sevgi duygusu uyandıracak yönlerini göstermeliyiz. Her neyse canım, film de taraflı ben de taraflıyım. Ondan bütün bu laflar aslında :)
QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam