Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Knallhart


Almanya'nın Acımasız Yönü

Bundan üç yıl kadar önce, yanılmıyorsam TNT kanalının tematik filmler kuşağında izlemiştim Knallhart'ı. Türkçe'ye Acımasız olarak çevirilen filme, İngilizce de Tough Enough denilmiş.


Sabahın üçünde, "Filmin adını duyunca büyük ihtimalle katil filmi ancak tematik filmlerden birisi olması ilginç. İzleyeyim bakayım neymiş." diyerek oturmuştum başına.İyi ki de oturmuşum.


 Gregor Tressnow 'un yazdığı romandan uyarlanan 98 dakikalık bu Alman filminin yönetmeni Detlev BuckDavid Kross, Jenny Elvers-Elbertzhagen and Erhan Emre başrol oyuncuları.


Film 15 yaşındaki Michael'in 30 yaşındaki annesi Miriam'ın zengin sevgilisi tarafından terk edilmesi ve yaşadıkları villadan atılmasıyla başlıyor. O zamana kadar iyi bir okula gitmiş ve hep  üst tabaka arkadaşları olmuş olan Michael kendisini Berlin'in arka sokaklarında, göçmenlerin binbir güçlükle yaşadığı bir bölgede buluyor.


Önceleri Zehlendorf'ta yaşadığı için dışlanan ve lisenin baş çetesi ( tabii ki çete Türklerden oluşuyor) tarafından sürekli dövülüp soyulan Michael, kısa zamanda çevresine uyum sağlamaya başlıyor. Annesiyle birlikte oturdukları evin kirasını bile zor ödemeleri, Michael'i kendisine bir iş bulmaya itiyor. Babaları denizci olan iki Alman kardeşle birlikte Michael'in annesinin eski sevgilisinin evini soyuyorlar. Daha sonraları ise Michael, Arap Tarık'ın baş olduğu uyuşturucu satıcıları için kuryelik yapmaya başlıyor. 


Annesinin sürekli başka erkeklerle birlikte olması Michael'i çıldırtsa da elinden bir şey gelmiyor. Ancak annesinin eski sevgilisinin evinden çaldığı ve yatağının altında sakladığı parayı annesinin birlikte olduğu adamlardan birisinin çaldığını öğrenince deliye dönüyor ve kuryelik işine daha da sarılıyor. 

Michael bir parkta  uyuşturucu götürdüğü ancak parasını vermeyen bir adamla tartışırken birden polisler çıkageliyor ve herkes uyuşturucularını yere atıyor. Kesik topun içinde uyuşturucuları saklayan Michael ise onları topluyor ve geri dönüyor. Bu başarısı nedeniyle ona çok daha büyük işler verilmeye başlanıyor.

Bir gün Hollanda göçmeni bir aileye uyuşturucu götürüyor ve aldığı yüklüce miktarı sırt çantasına koyuyor. Ancak metroda giderken Türk çetesi onu yakalıyor ve sırt çantasını üst geçitten aşağı atıyorlar. Çanta bir trenin üstüne düşüyor ve onunla birlikte yol alıyor.

Sabaha kadar Tarık'ın adamları çantayı aramalarına rağmen bulamıyorlar. Tedirginlikle ne olacağını bekleyen Tarık ona Türk çocuğu bulduklarını, eğer onu öldürmezse kendisini öldüreceklerini söylüyor. Bunun üzerine ne yapacağını bilemeyen Micahel'i arabaya koyuyorlar ve sabaha karşı bir köprünün altına getiriyolar. Çete başı Türk çocuğu başında çuvalla ölümü beklerken Michael'in eline tabanca veriyorlar.Yeni başlayan günün ilk ışıkları köprü altındaki nehiri aydınlatırkenMichael elinde tabancayla öylece bekliyor.Tüm hayatını değiştirecek ve belki de sonlandıracak kararı vermesi oldukça uzun sürüyor ancak Michael sonunda tetiği çekiyor ve Tarık'ın arabasına biniyor.

Etkileyici senaryosu ve insanı sıkmayan olay örgüsünün yanı sıra uzun sessizlikler ve değişik çekim açıları da içeren bu film, bize yalnızca Arap ve Türkleri değil, şehrin tüm kaybedenlerini, yaşamlarını sürdürmek için pisliğe bulaşmaktan başka çaresi olmayan tüm insanları anlatıyor.





QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam