Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Number 23


Hayır Devlet Bahçeli'den söz etmiyorum. The Number 23' filmindeki Walter Sparrow ( Jim Carrey) karakterinden söz ediyorum :)
Jim Carrey'nin karizmasının tavan yaptığı bu film, aynı zamanda ne kadar büyük bir oyuncu olduğunun da göstergesi. Ace Ventura, Salak ile Avanak, Maske, Liar Liar gibi onlarca komedi filminde görmeye alışık olduğumuz bu "aşmış"oyuncunun The Truman Show, Eternal Sunshine Of the Spotless Mind ve Number 23 gibi dram filmlerinde gösterdiği performans bence komedi filmlerindeki performanslarıyla başa baş.

Sokak köpeklerini yakalayıp barınaklara götüren bir belediye görevlisidir kahramanımız. Evli ve bir çocuk babasıdır. Karısını çok sevmekte ve 15 yaşındaki oğluyla  son derece iyi geçinmektedir.Karısının en yakın arkadaşı Isaac French'de olmasa çok mutlu bir yaşamı olacaktır ancak Walter Isaac'ı kıskanmaktadır.


Karısı , Walter'ın sevineceğini düşünerek doğum günü hediyesi olarak ona  ikinci el bir kitap alır. Walter bu kitaba sevinmekle kalmaz, onun içinde yaşamaya başlar.

Kitapta anlatılan hikayeyi kendi hayatıyla özdeşleştiren Walter kitaptaki "Her yol 23 numaraya çıkar." mottosunu hayatına uyarlamaya başlamıştır. Evinin adresinden doğum günü tarihine kadar her şeyi toplayıp çıkarıp bir şekilde 23 sayısına ulaşabilmektedir. 

Bir şekilde kitapla bağı olduğuna inanan Walter obsesyonun son raddesine ulaşmıştır. evinden uzaklaşıp bir otele yerleşir ve orada numara hesapları yapmaya başlar. Artık ne yapacağını şaşırmıştır. Olay git gide karmaşıklaşırken her şey yavaş yavaş açıklığa kavuşur.Walter eski sevgilisini öldürmüş ve parktaki 23 . basamağa gömmüştür. Sevgilisinin Walter'ı aldattığı adam ise suçlu olarak yıllardır hapiste yatmaktadır. Walter o zamanlar da kafayı 23 numarayla bozmuş ve içerisinde kendi hayatını da içeren bir  dedektiflik kitabı yazmaya başlamıştır. Yıllar önce aynı otele-otel odasına gelmiş, tüm duvarları sayılarla ve işlemlerle doldurmuştur. Kitabını da orada yazmış ve daha sonra otelin penceresinden atlayıp intihar etmeye çalışmıştır. Ancak bu hafızasını kaybetmesine neden olmuştur.

Yeniden intihar eşiğine gelen Walter, yolun ortasına durmuş arabanın ona çarpmasını beklemektedir. Ancak o sırada ortaya çıkan oğlunu gören Walter intihar etmekten vaz geçer. -ki bu benim filmde ençok etkilendiğim sahnedir.-


İnsanlar dönem dönem belirli kişilere ya da nesnelere takıntılı olabilirler. Bu her zaman Walter Sparrow'da olduğu gibi insanın kendi hayatını içermeye de bilir. Önemli olan bunu "dönem dönem" olarak tutmayı başarabilmektir. Aksi takdirde tüm hayatımız haline gelebilir ki bunun en güncel örneği aşt da dediğim gibi Devlet Bahçeli. Her ne kadar sosyal paylaşım sitelerinde dalga geçilse de , bu ciddi bir sorundur. 

Ayrıca filmde, geçmişte bir sorununuz varsa unun mutlaka nüksedeceği mesajı verilmektedir ki bu maalesef çoğunlukla doğrudur. Ayrıca eskiden sosyopatik belirtiler gösteren Walter'ın hafızasını kaybettikten sonra bile insanlarla iyi iletişim kuramaması, hiçbir izin tam olarak silinemeyeceğinin göstergesi. Benim gibi bir insanın hiçbir zaman tam olarak değişemeyeceğini düşünen birisi için oldukça güzel bir film denilebilir.

QuickEdit

You Might Also Like

1 yorum

Infinyteam