Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Tokyo Ghoul:re'de neler olacak? Kim bu Haise Sasaki?





Bu yazıyı "Tokyo Ghoul:re, 54. Bölüm" adıyla, İngilizce olarak yazacaktım ancak son anda karar değiştirdim. Türkiye coğrafyasında Tokyo Ghoul:re'nin her yeni bölümünü sabırsızlıkla bekleyen, hakkındaki tüm teorileri ezbere bilen tek deli olmadığımı umuyorum. Benim hala umuduuum var... Belki İngilizce versiyonunu da yazarım sonra. Yazarsam "Yazmayacağım dediydin. Neden yazdın?" diye sormayın diye baştan söyleyeyim dedim.



Tokyo Ghoul bildiğiniz gibi 2014 yılında bitti. Şimdi Tokyo Ghoul:re'deyiz. Tabii bunu yalnızca animesini izlemiş olanlar bilmez. O yüzden rica edeceğim spoiler mpoiler yerseniz bana ekşi'den veya e-mail yoluyla laflar hazırlamayın. Geçen hafta yazdığım, Arima'nın Ken Kaneki'nin babası olduğu teorisi yazı üzerine çok laf yedim. Twitter'dan, İnstagram'dan, Facebook'tan sayıyorsunuz maşallah
:( :( :(

Hani "İlla da spoiler yiyeceğim, bana ne!" diyen varsa içinizde, Tokyo Ghoul:re'deki olayları bir özetleyeyim de öyle 54. Bölüm hakkında konuşamya başlayayım dedim. Hayde hodri meydan!


Ken Kaneki, Dove'ların ( CCG, Ghoullar'a karşı savaşan, özel eğitimli polisler) Anteiki Saldırısı sırasında en son Arima ile karşılaşmıştı hatırlarsanız. İşte, Tokyo Ghoul:re de tam buradan başlıyor. Arima Kaneki'e yapmadığını bırakmıyor. Dehşet sahneler var burada. Arada açıp açıp yeniden okuyorum. Kaneki'nin kakujasının kontrolünü yitirmesi, Arima'nın Yukimurası ile (polislerin kullandığı, bizzat öldürdükleri Ghoullar'dan yapılma silahlar) Kaneki'nin kafasının bir yanından girip öbür yanından çıkışı, Kaneki'in kontrolünü kaybedip, (beynine saplı mızrağın etkisi büyük tabii bunda) kendi kendine, kim olduğunu bile hatırlamadığı babasının ona öğrettiği şiiri mırıldanmaya başlaması ve Arima'nın bir şekilde!! Onun Kaneki Ken olduğunu bu şiirden anlaması ve "So, It's you..." demesi. Sonrası karanlık, Sonrası Tokyo Ghoul:re.



HHoop Tokyo Ghoul:re

Aradan üç sene geçmiş ve biz, saçları beyaz, ancak diplerden siyah çıkan, ilk bakışta kız mı erkek mi olduğunu anlayamadaığımız bir arkadaşla karşı karşıyayız. Bu arkadaşın adı Haise Sasaki. CCG, yani özel tim için çalışıyor ve kendi grubunun (squad) lideri. Şu şe bakın ki o da Kaneki Ken gibi kitap düşkünü ve içine kapanık bir tip. Bizim Kaneki'ye benziyor her yönden yani. Yalnız tabii bir farkla; Haise Arima ile buluup kitap alış veriş yapıyor. Dövüşmeyi de ondan öğrendiğini görüyoruz. Bizim bildiğimiz Kaneki'nin baş düşmanıydı Arima. Hani onu ölümüne, defalarca deşen, kafatasını kıran, gözünü parçalayan psikopat polis, o Arima'ya "baba" diyor Haise. "Nasıl ya?" diyoruz önce. Sonra anlıyoruz ki, bizim Kaneki Ken hafızasını kaybetmiş ve bir Ghoul olmasına rağmen CCG'ye katılmış. Ancak tüm çalışma arkadaşları, üstleri de asları da hafızası geri geldiği anda onu öldürme yetkisine sahip. Yani Ghoul'lara karşı, hafızasını yitirmiş, Kaneki gibi müthiş bir silah kullanıyorlar. Sonradan öğreniyoruz ki, kendi ekibindeki herkes de sonradan Ghoul yapılmış insanlar. Quinx deniliyor bu tiplere. Ancak hiçbirisi Kaneki gibi değil. Tamamen kontrol altındalar ve normal yemeklerini yiyebiliyorlar. Ghoul silahlarına sahip insanlar gibiler ancak yine de kanlarındaki Rc oranı normal bir insanınkinden çok daha fazla. Tabii önce Urie'nin, ancaaa 54. Bölüm'de de Shirazu'nun git gide insani yönlerini kaybettiklerini ve aynı bizim Kaneki'nin ilk dönemlerinde olduğu gibi kontrollerini kaybedip "HUEHRUERJK" gibi bir şeye dönüştüklerini görüyoruz. Geriye kalanlar gene nal topluyor tabii. Tooru'yu çok seviyorum ama Saiko'ya kılım.

Haise Sasaki. Ben ilk kadın sandım ne yalan söyeyeyim.

Arada tonlarca olay oluyor. İki tane, aslında kadın olan ama yıllardır erkek taklidi yapan! karakter çıkıyor ortaya. Hem de kilit karakterler. Bizim Tsukiyama'yı hatırlarsınız. Her bulduğu fırsatta Kaneki'yi yemeye çalışan manyak. Heh o üç sene boyunca Kaneki'yi ölü bildiği için yataklara düşmüş. Gücü mücü kalmamış. Artık saklamıyor da Kaneki'ye aşık olduğunu. Ölmediğini öğrendiği an ise bir an bile düşünmeden Kaneki'ye, yani Haise'ye koşuyor. Önce önüne atlıyor manyak gibi. Haise'nin onu hatırlamadığını görünce de hafızasını yerine getireceğine söz veriyor diğerlerine. (Touka-chan ve Nikishima-san' veriyor sözü. Bu iki karakterin henüz kurguya bir katkıları olmadı. Bir iki yerde gördük yalnızca) Tsukiyama Haise'yi bir parkta kitap okurken buluyor. Konuşuyorlar. Haise kafası karışık görünüyor. Arada bizim beyaz saçlı Kaneki bir yokluyor bunu. Ancak Haise Ghoul tarafından korktuğu için direkt kötü addediyor Kaneki'yi ve bilinçaltının derinliklerine itiyor. Yine böyle bir zamanda, etrafı Kaneki ile kuşatlmışken konuşuyor Haise Tsukiyama ile. "Kimim, neyim, bilmiyorum" diyor Haise. Tsukiyama ise "Kaneki güçlüydü. Haise ise güçsüz. Ama ne güzel, ne onurlu bir güçsüzlük" diyor kendi kendine ve Haise'nin kafasını daha fazla karıştırmamak için ona geçmişte birbirlerini tanıdıklarını söylemiyor.

Haie onun Ghoul olduğunu anlıyor hemen. Geçmişte bir yerde tanıştıklarını da. Ama zorlamıyor. Üzerine gise, Tsukiyama'yı öldürmek zorunda kalacak çünkü.

Bu sırada da Haise, geçmişinde "Gözbandı" adı verilen, inanları ve Ghoulları gözünü kırpmadan katleden Ghoul olup olmadığını araştırmaya başlıyor. Ancak Eyepatched ile ilgili tüm belgelere erişim engellendiği için bulamıyor bir şey. İş arkadaşları -Arima da dahil- ile birikte geçirdikleri noelin ertesi günü aldığı paketten çıkan maske ise tüm bu sorularına yanıt oluyor. Hani şu dövemli mövmeli, maske yapan Ghoul Uta var ya, çok büyük bir risk alarak Haise'ye Kaneki'nin maskesini yolluyor. Kaneki Uta'yı görmek için atölyesine gittiğindeyse Uri "Yanlışlıkla atılmıştır. Ben atmadım" deyip yan çiziyor. Tabii Haise yer mi? Hemen anlıyor onun da Ghoul olduğunu. Ama yine Tsukiyama'ya yaptığı gibi, onu tutklamak yerine ondan kendi ekibi için de maske yapmasını istiyor. Amaç; Ghoul taklidi yapıp (aslında hepsi zaten Ghoul) Nutcracker adı verilen, erkekleri birlikte olma ayağına kandırıp onların "fındıklarını" yiyen bir Ghoul'u yakalamak. Bir ara hepsi kadın kılığına da giriyor. Polislik zor iş vesselam. Yine de Ghoul olmaktan kolay. En azından Kaneki için.


Kaneki'yi yemeye çalışan, Juuzo'yu manyağa çeviren zengin yamyamları hatırlarsınız. Evet, sonunda Juuzo "Mama" ile karşılaşıyor. Biraz buruk bir sahne. Sonunu söylemeyeyim. 

Bu olaylardan sonra ise sıra zengin Ghoullar'ın en zengini, bir ucu Avrupa'ya dayanan, Japonya'da da holdingleri olan Tsukiyama ailesine geliyor. Amaç tabii ki aileyi maileyi yok etmek. Bu arada belirteyim, bizim Haise bazı bölümlerde aslarını korumak amacıyla, öldürülme ihtimaline karşın kendini feda edip Ghoul halini serbest bırakıyor ve o şekilde, -bazen- bir zamanlar birlikte takıldığı Ghoullar ile savaşıyor. Hele ki, Tasukiyama Hoding'in o doksan katlı binasını Kagunesi ile bir tırmanışı var ki sormayın!

Tsukiyama-Haise. Tabii Haise şok!


Haise, "Çatıda adam yok. Ben çatıya çıkayım" diyerek aldır yaldır çatıya çıkıyor ve orada Tsukiyama Holding'in veliahtı, Shuu Tsukiyama ile karşı karşıya geliyor Evet, bizim manyak. "Ajan" hatuna para ödeyip Kaneki'nin külotlarını çaldıran şu manyak. (Bu da spoiler tabii) 
,

Sonrası işee şöyle, Haise ile Tsukiyama savaşırken, Tsukiyama'nın Almanya'dan gelen kuzeni Kanae olaya müdahil oluyor. Kanae'nin hikayesi de çok uzun ve çetrefilli. Ayrıca hikayede kilit bir noktada bulunuyor. Bilmemiz gereken şey ise kendisinin deliler gibi Tsukiyama'ya aşık olduğu ve -dolayısıyla- Haise'den nefret ettiği. Haise'nin Tsukiyama'yı sıkıştırdığınıgören Kanae çat diye Haise'nin sağ kolunu kopartıyor. (bu acep Haise'nin yalnız geçirdiği üç yıla bir gönderme midir, bilemedim şimdi. Ya da direkt Star Wars. Şaka yapyıorum tabii hiçbiri.) Kaneki'nin bilinçaltından çıkıp Haise'yi kuşattığı her an olduğu gibi Haise Arima'nın defalarca deştiği sol gözünde bir acı hissediyor ve gene o bildiğimiz "Kaneki delirmesi" haline giriyor. 
Bu arada belirtmeyi unuttuğum, bir operasyon sırasında, aynı Kaneki gibi tek gölü bir Ghoul'a dönüştürülen ve yine aynı Kanek gibi yamyamlık yaparak incomplete Kakuga sahibi olan Takizawa -Mado'yu kıskanan çocuk- tarafından kıstırılan Haise ona "Ağabey" diye seslenen bir kız tarafından kurtarılıyor. Haise tanımıyor tabii hatunu. Ama Kaneki'nin sandığı kadar korkutucu biri olmadığını düşünüyor bu olaydan sonra. Kızın haklarını üzerine alıp onu öldürülmekten kurtarıyor. Kız kim mi? Bizim Hinamı Hinami! Hani şu anasını babasını kaybeden velet. Şimdi olmuş on altı yaşında bir hatun tabii. Haise arada bir hapiste tuttuğu Hinami'yi sorguluyor. Kaneki'den de daha az korkmaya başlıyor böylece. 


Kaneki'nin yavaştan dizginleri ele almaya başladığı bu sahnede, en köşede, "Kill Arima" yazısını görüyoruz. Haise Arima'nın kankası olabilir ancak Kaneki'nin ona yapılanları unutmaışı ve intikam istemesi biz okuyucuların yüreğine biraz su serpiyor. Gördüğüm yerde bir kaşık suda boğarım o Arima denen manyağı. Onun da geçmişinde neler neler çıkacak bak demştin dersiniz. Kagunesini kullanamayan bir Ghoul bile olabilir.



Bizim Haise kolunun acısıyla kıvranırken birden "Hoooop" biri zavallıyı tutup uzaklara götürüyor. Kim mi? Hadi bir spoiler ile bitireyim; One-Eyed-King ( Eto) . Evet evet şu yeşil saçlı manyak yazar kız. 



Herkes mi manyak olur bir mngada ya? Ama Sui Ishida'yı çok seviyorum şimdi laf ettirmem.



Devamı, bir sonraki blog yazımda. Direkt olaya dalıp inceleme yapacağım artık özet mözet yook!!


Bu da maskeli Haise.




QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam