Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Death Note'un Yaratıcıları Tsugmi Ohba ve Takeşi Obata'dan Yepyeni Bir Manga: Platinum End


Bu yazıyı aynı zamanda yirmi yedinci anime / manga önerisi olarak da düşünebilirsiniz çünkü herkese öneriyorum herkese!


Baharın ilk günü olduğundan mıdır nedir böyle sokakta seke seke koşasım, karşıma çıkanlara "Platinum End'i okuyunnnn!" diyesim var. Sizinle yolda karşılaşma ihtimalin sıfıra yakın olduğundan artık uzaktan şaapacağız, n'apalım!

 Bizim ikili mükemmel bir manga ile dönüş yaptı. Bizim derken benim ve tanıdığım birkaç Tsugmi Ohba & Takeşi Obata birlikteliğinden doğan mangaların hastalarından bahsediyorum. Birliktelik derken şimdi tabii Takeşi Bey'in çoluğu çocuğu var yani profesyonel anlamda dedim yoksa öyle bir birliktelik yani şimdi bilemeyeceğim tabii ola da bilir şimdi ne desem yalan olur ama yine... Sustum!



Death Note'un destansı bitişinden bir buçuk yıl sonra Bakuman'a başlayan Obata ve Ohba bu sefer üç yıllık bir aradan sonra Platinum End için birlikte çalışmaya başladılar. Bu sefer Weekly Shonen Jump yerine Monthly Shonen Jump (Jumo SQ)'ta yazıyorlar. Tsugmi Ohba'nın kimliği bilinmese de (Bazıları çok ünlü bir CEO olduğunu, bu nedenle kimliğini özenle sakladığını iddia ediyor. Kira'yı yaratan ağabeyimizden de aşığısını beklemeyiz  doğrusu) Takeşi Obata şu an yırk yedi yaşında. Haliyle eskisi gibi her hafta her hafta çizim yap, name hazırla, onay al alama yeniden çiz (hep Bakuman bunlar) stresiyle boğuşmaktansa hazır "Voaaa! Obata ile Ohba manga çakıyor yeni. Kesin okumalıyım" diyen milyonluk bir kesim de ellerinin altındayken aylık yayıma başlamışlar. Böylesi de iyi.

Platinum End ile ilgili geçen ay yazmak istemiş, ancak hikayenin iyice ortaya çıkması için bir ay beklemeye karar vermiştim. İyi de yapmışım. Geçen ay yorum yapsaydım biraz fazla eleştirirdim. Şu an dozunda eleştireceğim çünkü hikaye kendi yolunda ilerlemeye başladı.



Öncelikle belirteyim, hikaye çok bilindik üç hikayeyi andırıyor; birincisi Death Note, ikincisi Bakuman evreninde Ashirogi Muto'nun yarattığı Reversi, üçüncüsü ve en çok benzeyeni ise Mirai Nikki. Evet, yanlış duymadınız. Şu içinde Yuno Gasai adlı çılgın hatunu barındıran anime.

Yanlız bu benzerliğin bilerek yapıldığı kanısındayım zira baş kahramanımızın adı Mirai Kakehashi. Ortaokulun son gününde intihar eden Mirai bir melek tarafından kurtarılır ve bir oyuna dahil edilir. Oyunu 999 gün sonr ölecek olan Tanrı, yeni tanrıyı seçmek amacıyla yaratmıştır. Amaç yaşama isteği olmayan on üç kişiye birer melek gönderip birbirleriyle yarışmalarını sağlamaktır. Ok ve kanatların kullanılabildiği, meleklerin arasında da bürokratik sınıflar olduğundan bazı meleklerin yalnızca kanatlara, bazılarının hem kanatlara hem de oklara sahip olduğu bu sürreel dünyada genç karakterimiz istemediği halde yaşamak ve savaşmak zorunda kalır.



Mirai Nikki'den farkı ne peki hikayenin? Tabii burada işe Tsugmi Ohba'nın karmaşık örgü kurma ustalığı giriyor. Aynı Death Note'un kuralları gibi, bu oyunun da sayısız, kırkının da kuyruğu birbirine değmeyen tilkili kuralları var. Ayrıca bu sefer Kira, Mirai değil ancak bir başka "tanrı adayı" olarak önümüze çıkıyor.



Hikayede beni rahatsız eden tek nokta Mirai'nin çocukluk aşkı olan kız. O nasıl silik bir karakterdir? Yaşam isteği kaçmış gitmiş kızın, ruhu yok! Kızın meleği ise bana fena halde Mello'yu hatırlatmakta. İlk görüşte hatun sanmam olsun, o hin hin bakışları olsun, sert çıkışları olsun sanki Mello öteki tarafta meleğe dönüşmüş de dünyaya geri gelmiş gibi.

Aynı Mello!


Diğer taraftan, Obata'nın çizimleri mü-kem-mel!

Konu her bölümde Mirai Nikki'den biraz daha ayrılıyor ancak yine de hikaye temelde aynı. Sonrasında bir twist dönüş planlıyorlar mı bilemiyorum. Bu haliyle bile çok sürükleyici Platinum End (Platina End olarak da geçmekte)







QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam