Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Shingeki no Kyojin 79. Bölüm İncelemesi


Titanlar Olimpiyatı'na hepiniz hoş geldiniz! 

Futbol turnuvası için sola, gülle atma için ise lütfen sağa doğru ilerleyiniz.



Nebçim bir bölümdü bu? Gerim gerim gerilmişim okurken, boynum tutulmuş. Bizim Survey Corps bir sağa bir sola savrulurken, öbek öbek taşlardan kaçarken ben de sinmişim bir köşeye. Yine Hajime Isayama yine Isayama'nın insanı olayın içine sürükleyen çizimleri. Müthiş çiziyor bu adam ya. Çok seviyorum çizimlerini. Sanat eseri gibi her sayfa. Derinliği var her karakterin (hem çizim hem de kurgulanış açısından) Olan biteni hissettiriyor size.

Nefes nefese geçen bir bölüm yine hüp diye bitti afedersiniz. E, bir ay böyle bekleyecek miyiz elimiz kolumuz bağlı? İnsan arada One Shot filan koyar da sevindirir garibanları.

Konuya geçmeden önce dikkatimi çeken bir hususa değinmek istiyorum;

Arkadaş ne o iki bölümdür "Atlar yanarsa bittik", "Geriye döneriz ancak atlara bir şey olursa halimiz yaman", "Atları kontrol ettik mi arkadaşlar? Onlara bir şey  olursa her şey bitmiş demektir" ? Ulen patır patır ölen sizlersiniz! Tabii düşün atları da düşün ama bu kadar da olmaz ki! O kadar önemliyse atlar koy ormanın bir köşesine at istifle, duvarın içinde bir yere at koy. Ne bileyim yer altı ülkesindeki esnafa bırak sonra yol üstünde gider alırsın. Survey Corps sayısından daha fazla at olduğuna eminim. Anlamadım bu at mezvuunu. Herhalde editörü, fikirlerine güvendiği birisi ya da hoşlandığı kız "Atları çok unutyorsun bak" filan dedi de gözüne girmek için mi habire at da at at da at dolanıyor ortalıkta bilemiyorum. Neyse, yani bilmemiz gereken şey; atlar önemli.



İki bölümdür bizimkiler çıkamıyor. İki bölümdür 1908493248 metrelik Bertolt (Colossol) ve Maymun Suratlı (Beast) bizimkileri bir sağdan bir soldan pataklıyor. Hala daha bir hal bir çare bulamadılar. Erwin "Sana güveniyorum Armin" dedi çıktı işin içinden. Her kafan sıkıştığında elin çocuğuna dayayacksan sırtını sen bırak bence bu işi Erwin reis. Ama severim seni. Cevval adamsın; gözü peksin; kavgadan kormayan mert bir delikanlısın. Hadi affettim.

Armin de son sayfada gördüğümüz üzre kafada plan mlan olmadan hüngür hüngür ağlıyordu. Bu çocuğun en iyi yaptığı şey ağlamak, plan yapmak değil ki! Bu kadar sırtınızı yaslamayın bu sümüklüye. Neyse ki mangadaki Armin'i animedekinden daha çok seviyorum. Animedeki sinirlerimi zıplatıyor iyicene. Buradaki biraz daha ılımlı.



Duvarın ardında tam cücük Titanlar kaldı derken Maymun Suratlı eline taş toprak ne geçerse atmaya başlamasın mı? Yaaa! Hep gitti bizim Survey Corpslar, dead corps oldu (İğğğğ!) E tabii Levi sağlam kaldı. Hem de çok karizmatik bir biçimde. Isayama çok güzel çiziyor Levi'nin sahnelerini ya, istemesem de hayranlık duyuyorum Levi'ye. Bence Isayama da duyuyor. Duymasa olmaz bu kadar.

Heheheheyt bee! 



Şimdi düşündüm de, koskoca bölüm "Ay n'apsak?" ile geçip gitmiş resmen. Maymun Suratlı'dan kafaya taşı böceği yiyince geriye koşan Levi, Eren'in üzerinde zevk-ü sefa eden diğer grup filan derken hop bir bakmışız Bertolt Eren'i futbol topu niyetine duvardan duvara çarpıyor. Evet, bence özetledim bu bölümü. Hayvani Bertolt'u duvara gitmekten alıkoymaya çalışan Eren tek çare olarak Bertolt'un bileğine sarıldı. E, koskoca Bertolt bu! (Gerçek anlamıyla alın) Durur mu?  Çaktı Eren'i doksana! Son sahnede de havası sönmüş bir Eren görüyoruz. Bari Nike sponsorluğu filan alsaydı en azından cebine üç beş kuruş girerdi Survey Corps'un, o çok sevdikleri atlarına yem eğer filan alırlardı.







Böyle yani ya, bitti bölüm :(



QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam