Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Sümüğümsü, Yeşil, İğrenç ve Narsist İnsan




İnsanlar bencildir. Kötü, kuralsız ve narsisttir. Kurtuluş ise -ne yazık ki-tek bir yoldan geçmektedir; iğrençliğini olduğu gibi kabullenmek. Bu kabulleniş anından sonra bazıları doğasını reddederek kafasını kazıtır dağa çıkar, bazıları "Madem iğrencim, toptan iğrençleşeyim" diyerek kendini koyverir, çoğu ise bu kabullenişi  pek takmaz, arada sırada aklına gelir ancak yine bildiği gibi yaşamaya devam eder. Zira insan unutkandır da. Unutmazsak yaşayamayız. Unutmak iyidir. Yalnzıca işte "Unutulacaklar Listesi" ni derli toplu tutmak, araya unutulmaması gereken dosyaların kaçmasını engellemek gerek. Ayn bey bütüncül bir bilinç olan toplumsal hafıza ile igili de geçerli.

Toplum dedim ve buraya genel bir eleştiri gelecek. (Nasıl da bağladım lafı yarebbim)

Daha önce blogumda birçok kez insanlarn iğrençliğinden dem vurdum. Laf etmedğim, ayaklar altına almadığım hiçbir değer kalmadı sanırım. Şimdi ise en çok tiksindiğim özelliklerimizden birine geldi sıra; snobbing (bu yüklemi ben uydurdum, mevcut mu emin değilim)

Snob lafı artık ayağa düştüğü için çok ciks geliyor kullanınca ancak kökeni oldukça gerilere gidiyor; Shopenhauer'in "Kendi gölgeleri altında güneşlenirler" şeklinde bahsettiği, mütekebbir bu grup genellikle elit olmayan ancak elitizmi savunanlar için kullanılır. Güce sahip olmayıp güce tapanlar güruhu mevzu bahis. İşin komiği asıl gücün kimde oduğu ve bu gücün ne şekilde kullanıldığı hakkında herhangi bir bilgi sahibi de değildirler; random -gelişi güzel- saldırırlar kendilerini "alt" gördüklerine. Güç sahibi olduklarını varsaydıklarını ise yere göğe koyamazlar. Bu konuda en Tokyo Ghoul:re ahalisinden Kuki Urie'yi örnek verebiliriz. Babas Washuu'ların altında çalışmış ve ölmüş olan Urie, Washuu ailesinin yüz  yıldır başkanlığını yaptığı CCG'de çalışmakta ve herkesten daha üstün bir performans sergilemektedir. Matsuri Washuu'nun altında çalışan Urie "Ben sizin köpeğinizim" derken içinden Matsuri'yi zayıf bulduğu bir an onu parçalayacağını söylemektedir.

Ben bu insanları -bu tarz yazılarımda kendimi dahil etmeden konuşmam aslnda o güruhun bir parçası olmadığımı düşündüğüm anlamına gelmiyor, yoksa ohooo- seviyorum. Yalın, çırılçıplak oldukları için seviyorum onları. Dürtüleri törpülenmediği, kendi içgüdüleri -her zaman kazananın yanında ol, en büyük parçayı kapmaya çalış,- doğrultularında yaşadıkları için seviyorum, gerçek oldukları için seviyorum.

İnsanlarda iyilik yapma diye bir kabiliyet olmadığından bahsettiğim yazımda ayrıntılı bir biçimde değinmiştim ( http://www.sutunc.com/2016/04/iyilik-yapmann-nahos-hafifligi.html ) bu konuya; insanların hiçbir eyleminin bir başka canlının hayrına olamayacağı ile ilgili. Hatta hızımı alamayıp annelik kavramına da verip veriştirmiştim. İşte, tam da bu noktada bu snobbing değer kazanıyor. Genel müdürürün yaptığı iğrenç espiriye katıla katıla gülen bölge sorumlusu, seni seviyorum! Gerçek ve iğrenç olduğun için hem de! Bunu bildiğin ve reddetmeye çalışmadığın için. Reddetmeye ve dürtülerine ket vurmaya çalışsan, başarılı olduğun takdirde sana saygı duyardım ancak seni sevemezdim.

Bu snoblar yalnzca iş hayatında mı var peki? Ne münehasebet! Benim en çok karşılaştığım snob türü politik snob. Hani sırf adın soyadın ciks (örn. Su Tunç) ve sabah akşam ülkenin hali ile ilgili yazlar paylaşmıyorsun diye seni kafasında bir yere -o yer tabiiiii ki kendinden çok daha aşağılık ve iğrenç bir yer. Duvara atınca yapışan sümüğümsü, yeşil, içinden cenin veya göz çıkan şeyler vardı, hah onun gibi vıcık vıcık yeşil şeyler dolu orası, tam da "nefret edilen aşağılık elit hatun"luk-  birkaç dakikalık bir Facebook tartışmas veya Ekşisözlük'ten atılan uzuuun, politik ve alttan alttan aşağılayıcı bir mesaj tüm elitleri aynı iğrenç yere dökmüşçesine rahatlatır bu bahsi geçen politik snobumuzu.

Gerçeklerden uzak olmak ile yaftaladıkları kişiler, ister kendini çizgi roman veya mangalarda unutmuş geek-otakular ister dünadan tamamen uzak, modayla sanatla ilgilenen insanlar onların gözünde görüldüğü yerde ezilmesi gereken bir böcektir. Bunları yapma nedenleri ise çok basit; kendileri de  insan ve en az o rezil espirilere gülen bölge sorumlusu kadar iğrenç oldukları için.

Gerçek diye bir şey yoktur. Bu nedenle de var olmayan bir şeyden uzaklaşmak diye bir durum da mümkün olamaz. Bir şeyler yaratırız; evrenler, giysiler, kafeler, terimler, kavramlar... Bu evrenler illa bizim blunduğumuz uzay-zaman çizgisinde olacak diye bir kaide de yok. Yani işin özü, her kavram sıfırdır ve sıfır değersizdir. En az senin ve şu çok sevdiğin, sabah sakşam konuştuğun Berkecan veya Farnsızca bilen çok kültürlü Polen kadar.

Ha, ben bana pek bulaşmadıkları sürece bu "gerçeklerden kopmayan savaşçı" arkadaşları da seviyorum. Sevgi pıtırcığı gibiyim resmen şu günlerde, neden bilmem. Pıtır pıtır patlıyor, etrafıma neşe saçıyorum.



QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam