Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Tokyo Ghoul:re 109. Bölüm inceleme





İncelemem bu sefer çok gecikti, bunun için sevgili ghouldaşlarımdan özür diliyorum. Haftada altı tam gün çalışmanın üzerine bir de anime / manga seminerleri gelince benim kafa oluyor kazan. Urie vs. Donato olayına bir türlü ısınamamamın (ısınamamamamaamammaınaımaınaın ay yazamadım) etkisi de var tabii bunda. Ancak bu bölüm çok daha ilginç olaylara gebe idi; SUZUYA vs. UTA!

Uta ne zaman çıkacak diye yiyorduk- AY BİR SANİYE NE UNUTTUM?


SUI ISHIDA BENİM FOTOĞRAFIMI BEĞENDİ!



Kanlı canlı Sui Ishida hem de. Sabah bir uyandım dedim “VIŞŞŞ!” ( Ne bekliyordunuz? Oha filan olmamı mı? Vış oldum tabii) Birkaç saat kendime gelemedim. Ama sersemliğim kısa sürmek zorunda kaldı çünkü akabinde Manga Tasarım Atölyesi’nde söyleşi yapmaya koşturdum. İşida mişida gitti aklımdan. Nerede o yazın karpuz yerken aklıma geldiği vakit stalklamalaaaar, nerede adam fotoğrafımı beğenince bile yoğunluktan doğru düzgün sevinememeler? Sonuçta sensei has noticed me. Bu da demek oluyor ki Türkiye’de bir fan grubu olduğunun farkında <3 <3 <3

 İsterseniz arada Twitter’dan yoklayın edin,  bir milyona yakın takipçisi var ama arada cevap veriyor gene: @sotonami.

109. Bölüme gelirsek eğer, Clownların Dr. Kanou’nun Floppylerinden oluşma bir ordu olduklarına dair olan teori çürümüş bulunuyor. Bildiğiniz insan bunlar!



Yalnız, kagunelerle ilgili çok ilginç şeyler oluyor. Senseinn kagunelerle, daha doğrusu insanları ghoula dönüştürebilen RC hücreleriyle ilgili daha fazla açıklama yapması gerekli. Bunu da ne olur Dr. Kanou’nun ağzından yapmasın, başka bir karakter açıklasın. Banjou’nun iyileştiren kagunesi, minik bir parçası uzaklara yollanabilen kagune, sahibinden koptuktan sonra bile duvar gibi sert kalan kagune derken elimizde bir sürü kagune varyasyonları oldu. Biraz daha bilimsel olaylara girmesi gerek senseinin. Şu sıralar her ne kadar Urie vs Donato heyecan verici bir kapışma yaşıyor olsa da- Urie’nin iki kakuganının olması olayı iyice heyecanlandırdı. Demek ki Kurona’nın iki kakugana sahip olmasının sebebi de RC hücelerinin artışından dolayıymış- hikaye genel olarak biraz durağanlaştı. Bu durum özelikle Rue Island Arc’tan sonra gelen bölümler için geçerli.



Suzuya vs. Uta ile işler iyice kızışacak gibi görünüyor gelecek hafta. Uta hakkında o kadar teori var ki senseinin aklında Uta ile ilgili bir sürpriz yapmak yoksa bile artık bu saatten sonra bir şeyler eklemesi şart oldu.

Senseinin çizimleri ise çok, çok güzel. Rue Island Arc bittikten sonra bir ara Tokyo Ghoul evrenindeki haline döndürmüştü çizgisini. Şimdi yine re’nin o karanlık, hafif çalakalem ancak son derece profesyonel çizimine döndü. Bunu bilinçli olarak mı yapıyor pek emin değilim. Sonuçta el alışkanlığı ve o sahneyi nasıl hayal ettiğiyle ilgili bir durum.

110. bölümde Uta ile ilgili bir şeyler çıksın ya ne olur. Yıllardır bekliyoruz elimiz böğrümüzde.

Bakın Kaneki’ye hiç girmedim bile. Gerçi “Trene bindim” deyince Kurona’nın zihninde Kaneki’nin maskeli haliyle tıkır tıkır trene bindiği bir görüntünün canlanması güldürmedi değil. Çok nadir de olsa böyle komik ögeler barındırıyor Tokyo Ghoul.


Uta’yı merak ediyoruz neler yaptı neler etti, Gardens üyesi mi, kagunesi sayesinde bir “shift shiftera” dönüşebilir mu? (Evet, böyle bir efsane de var) ancak Kaneki’yi özledik :/ Sizi bilmem ama ben Tsukiyama’nın manyaklıklarını, Ayato’nun ergenliklerini bile özledim. Böyle deyince bir hüzün kaplıyor içimi.


Sensei’yle bağı da kurduk, desem mi “Kaneki’ye biraz daha yer ver artık yeter,” diye? Ne dersiniz? Özledim keratayı yav.
QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam