Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Film Önerisi: Müslüm Baba





Baktım, uzuuun zamandır Türk filmi önerisi yapmıyorum. (Türkiye filmi yazmadım bilerek. Evet, Fransız filmi diyoruz da neden Türk filmi diyemiyoruz?!! diyen tayfadanım, kafasızım. Teşekkürler.) Aslında ben bayağıdır film önerisi yapmıyorum. Hazır anime önerilerime başlamışken bu güzel filmi es geçmeyeyim dedim.

Yorumlarıma geçmeden önce de filmi izleyenler ile ilgili de bir yorum yapayım; film resmen izleyiciyi ikiye böldü. Bir tarafta "Biz ezelden beri Müslüm Babacıydık, ne oldu şimdi? Bir filmle enteller Babamızı sahiplenmeye çalışıyor," diyenler, diğer tarafta da Müslüm Gürses'e biraz tarzından, çokça da jiletçi olarak tabir edilen sevenleri nedeniyle yıllarca uzak durmuş, şimdi ise onu anlamaya çalışanlar var. Ben ikinci taraftayım. Müslüm Gürses'in şarkılarını duymamış, dinlememiş olmak imkansız. Ancak onu anlamak, işte o biraz zor. Ben 1992'li olmamın getirdiği cahillikle o jilet partili konserleri hayal meyal hatırlıyordum ve -açıkçası- korkuyordum. Üniversitede, birkaç ders boyunca 90'lı yılları kasıp kavuran Arabesk kültürünü işlemiştik. Hakkında yazılan makaleleri okumuş, tartışmıştık. (Medya mezunuyum, "Nasıl ders o yav?" demeyin diye söyleyeyim) Hep böyle bir ne bileyim, elit elit konuşmuştuk bu kültürün üzerine. Sonrasında da desrten çıkıp üçüncü nesil kahve dükkanlarından birinde kahvelerimizi yudumlamıştık.

Şimdi ise bu korku, bu uzaktan bakış yerini bu filmle birlikte meraka bıraktı.



"Bir insan nasıl bu kadar sevilebilir? Bir kanaat önderi, bir politikacı, bir aktivist olmadığı halde nasıl bir nesli peşinden sürükleyebilir?" 

Cevaplarını hala daha bulamadım. Videolar, belgeseller izliyorum. Bulunca haber ederim. Daha tık yok bende.














Geleyim filmle ilgili yorumlarımaaaaaaaaaaaaaaaa:

Hakan Günday'ın hem roman hem de senaryo yazarlığını çok beğeniyorum. "İşin içinde o varsa eğer, güzel bir şeyler çıkar," dedim filmi izlemeden önce. Yanıltmadı. Büyük bir beklentim yoktu filme dair. Söyleyeyim; Müslüm Gürses'in hayatına dair de pek bir şey bilmiyordum. Meğer neler yaşamış! Tam filmlere konu olmalık bir hayat, farklı, ilginç bir karakter.

Bir biyografi filminin spoiler'ı olmaz demeyin, şurada bahsetsem haşlarlar beni. O nedenle spoiler vermemeye dikkat ederek yazıma devam edeyim de yemeyeyim paparayı:

Timuçin Esen ne güzel oynamış Müslüm Baba'yı, tanımakta zorlandım! Her hareketini, her mimiğini ezberlemiş. Öylesine bir ezber de değil, yaşamış resmen. Filmdeki oyunculuklar, Müslüm Gürses'in henüz Müslüm Akbaş'kenki halini oynayan çocuğun (Şahin Kendirci) oyunculuğu ayrıca takdire şayan, sanat yönetmenliği, senaryo ortalamanın üzerinde. Filme dahil olan herkes iyi bir iş çıkartmak için uğraşmış, didinmiş. "Özen" kelimesi o kadar önemli ki günümüzde, bu filmin prodüksiyon aşamasındaki özen hemen göze çarpıyor.

Filmle ilgili tek bir eleştirim var; sonu. Zaten uzun bir film olduğu için -130 dk.- fazla uzatmak istememişler gibi geldi bana. Çok daha vurucu, çok daha bitirici bir son olabilirmiş. Müslüm Gürses'in son zamanları daha iyi işlenebilirmiş. Ancak, filmi Müslüm Akbaş nasıl Müslüm Baba oldu? Sorusuna cevap aramak için izlerseniz, o zaman tatmin olursunuz. Ben şahsen tatmin oldum.

Filmi beğenmeyenler tabii olacaktır ancak vaktinizin boşa geçmeyeceğini söylemek isterim. Hele benim gibi, 90'larda jiletçi tayfanın elektrik direklerine çıkıp fecaatler yarattığı konserlerini haberlerden izleyen çocuklar için son derece bilgilendirici bir film. Önyargıyı bırakın, hikayenin akışına bırakın kendinizi. İşte film o zaman güzel :)
QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam