Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Saç Baş Yolduran Ultra Sakin Film: Never Let Me Go


Eğer hayata biraz değişik açılardan bakmak istiyorsanız, eğer " Ya neden böyle davrandılar şimdi acaba?" diye düşünüp bir filmdeki karakterlerin olaylara karşı tepkilerini sorgulamak hatta onlara kızmak istiyorsanız "Never Let Me Go" tam size göre.




Türkiye'de 29 Nisan'da- yani ertesi sabah- gösterime girecek olan bu filmi Ocak ayında izlemiştim sanırım. Kazuo Ishiguro 'nun romanından uyarlanan filmde Ruth (Keira Knightley) , Kathy ( Carey Mulligan ) ve Tommy ( Andrew Garfield)  adlı gençlerin  hayatları anlatılıyor.


Film, İngiltere'de  Hallsham adlı bir okulda yetişen kahramanlarımızın çocukluklarıyla başlıyor.  Hayatları boyunca okullarından hiç çıkmamış olan çocuklar, yaptıkları iyiliklerle puan topluyor ve haftada bir gelen ve kırık dökük oyuncaklar, kasetler eşyalar taşıyan adamı beklemeye koyuluyorlar. Topladıkları puanlar kadar eşya almalarına izin verilen çocuklar bu şekilde uyumlu davranışa itiliyor. Aynı zaman galerisi olan ve çocukların yaptıkları resimleri kendi galerisinde sergileyeceğini söyleyen Fransız bir hanım da arada sırada gelip çocukların yaptıklarını topluyor. Galeriyi hiçbir zaman görmemiş ve görmeyecek olan çocuklar da canla başla resim yapmaya devam ediyorlar.


Bir gün idealist bir öğretmen Hallsham' da işe başlıyor ve sonunda dayanamayarak çocuklara kendilerinin bir klon olduklarını ve ileride zengin kişilerin organ nakline ihtiyaç duydukları zaman kendi organlarını vermelerini için büyütüldüklerini söylüyor. Sınıfta bulunan çocuklar da gıkları çıkmadan (?) bunu dinliyor ve konuşma bitince de çıt çıkarmıyorlar. Tabii ki de öğretmenimiz kovuluyor.


Bu arada Tommy ve Kathy birbirlerine aşık oluyorlar ancak Kathy'nin en yakın arkadaşı Ruth Tommy'i Kathy'nin elinden alıyor.


17 yaşına geldiklerinde Hallsham'dan ayrılıp gene kendileri gibi okullarda büyümüş olanlarla aynı eve taşınıyorlar ve görevlerinin gelmesini bekliyorlar. Aynen kuzu gibi. Ne eksik ne fazla. Öleceklerini bildikleri halde hiçbir tanesinin bile çıkıp da "Ne yapıyoruz biz? Neden bizi öldürüyorlar? " " demiyor. Bu kuzuların sessizliği eğer haksızlığa dayanamayan birisiyseniz size saç baş yoldurabilir .




Hala birlikte olan Ruth ve Tomy'i kıskanan Kathy kendisini çok yalnız hissetmektedir. Ayrıca birbirlerine aşık olan çiftlerin beş sene serbest yaşayabilecekleri söylentisi ortalıkta dolaşmaktadır. Eğer iki klon, yöneticiye- yaşlı bir hanım- gidip aşık olduklarını ispat ederlerse beş sene serbest yaşama hakkı kazanacaklarını düşünen toz pembe hayallerle dolu sakin saf mı saf iyilik timsali klonlarımız bu konuda çok heyecanlıdırlar. Lakin Tommy ve Kathy birbirlerine aşıktır ancak Ruth bunu bilmesine rağmen Tommy ile birlikte olmaya devam eder ta ki yıllar sonra dağılan üçlü bir araya gelince Ruth " Siz birbirinize aşıksınız.Size engel oldum gidin aşkınızı ilan edin" diyene kadar. Sona bir anda Tommy ve Kathy sanki Ruth onların zincirlerini kırmış gibi "Vay be haklı Ruth dediğine göre birlikte olalım" der gibi birbirlerine kavuşurlar.( Kanımca s-a-ç-m-a-l-ı-k ) Pasifliklerinin bir sonucu da bu olsa gerek.



QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam