Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Anime / Manga Önerileri 16: Kiseijuu: Sei No Kakuritsu (Parazyte)



Tür: Bilimkurgu, gerilim, aksiyon, macera, doğaüstü, dark fantasy, seinen

Tokyo Ghoul ve Shingeki No Kyojin severler toplaşın sahibi geldiiii!


Animesi 2014 yılında çıkmış olmasına karşın bizim Parazit'in kökenleri taaaa 1988 yılına dayanıyor. Milttan önce yani!

Frençayzın patladığı, globalayzeyşınlaşmanın -küreselleşmenin- pitch yaptığı -doruk noktasına ulaştığı- dönemde dünyaya açılan Caponlar'ın ünlü olan mangalarından biriydi Parazyte.


Bu arada cımbırlok Türkçem nedeniyle özür dilemek istiyorum. Zamanında çok fazla Bilgi Türkçesi'ne, sonrasında da bir dönemlik de olsa Plaza Türkçesi'ne maruz kaldığım için yıllar içinde kullandığım kelimeler değişti. Kelimelerin doğru anlamlarını biliyor olmama karşın aklıma ilk gelen "pitch yapmak" gibi garibimtırak söz öbekleri oluyor. Aklıma ikinci olarak geleni ise tire içine alıyorum ki milleti irite etmeyeyim.

Daha geçen gün rüyamda kendimi Ghoul olarak gördüm. Ama kagunem omuzlarımdan çıkıyormuş :( Birilerine sinirleniyor, onları kagunemle saldırıyordum. Böyle garip bir ruh halindeyken kendisi de aynı Tokyo Ghoul gibi Seinen manga kategorisinde olan ve çizimleri aynı şekilde yer yer iğrençleşebilen bir seriyi nasıl önereceğim bilmiyorum. Bayağı böyle kırmızı kırmızı kagunelerim vardı :( :(



Hidoshi Itaaki imzalı, 1988-1995 yılları arasında yayımlanan ve yayımlandığı dönemde fırtınalar estiren Parazit'in neden 2014 yılında Parazyte- mazima- adında bir animesi çıktı, meçhul. Animesinin yanında iki de live action filmi var -ve genel live action filmlerine kıyasla hiç de fena değiller- aynı dönemde çıkan. Sanıyorum Tokyo Ghoul ve Shingeki No Kyojin ile yükselişe geçen "korkunçlu yaratıklı animeler" kuşağını gözlemleyen yapımcılar "Anaaa! E, bizde bir Kiseijuu vardı. Onu anime yapmadık değil mi  biz aaaaa! Kız unutttukkk!" diyerek animesini yapmaya, live action filmlerini çekmeye yeltendiler. Zamanında yapsalardı bunu patlardı bu anime. Şimdi de beklenen etkiyi gösterdi gerçi ancak yine de biraz arada kaynadı gibi.


Habire Singeki No Kiyojin ve Tokyo Ghoul diyorum da, neden bahsediyor bu Parazit?

Efenim, kendi başlarına ancak üç dakika ayakta kalabilen uzaylılar, insanları bitirme içgüdüsü ile dünyaya yollanırlar. Çekirdeklerinden çıkan bu çiyanımsı arkadaşlar üç dakika içinde içine yaşabileceklri bir insan bedeni bulmak zorundalardır. Bu uzaylı parazitlerin çoğu ilk gördükleri bedene yapışıp derilerinden içeri girer, vücudun sahibinin kafasını yer ve klonlanarak az önce yediği kafanın şeklini alır. İnsan eti yeme dürtüsüyle haraket ettikleri içinse karınları acıktığında gerçek şekillerini alıp önlerine çıkan insanları hüp diye götürürler.



İnsanlarla aynı zekaya ancak daha mekanik bir ruha sahip olan bu parazitlerden birisi de on yedi yaşındaki Izumi Shinichi adlı bir gence musallat olur. Kulakığıyla müzik dinlerken uyuyakalan ve penceresinden içeri dalan uzaylıyı yılan sanıp derisinden içeri girdiği anda kulakığının kablosunu koluna dolayarak beynini yemesini engelleyen -tabii Izumi'nin gelenin uzaylı olduğundan, kafasını yiyip vücudunun kontrolünü ele geçirmeye çalıştığından haberi yok. Yılan gibi bir şey geldi sanıyor- İzumi aynı şekilde uykuya dalar. Sabah kalktığında da sağ eline bakar, her şey yerli yerindedir. Derisidnen içeri giren bir şeyin izi bile yoktur. Tabii kısa bir süre sonra elinin kontrolünün kendinde olmadığını, uzaylının tekinin gelip, kolunu yiyip bitirip klonladığını, eğer onu kesip atmaya kalkışırsa uzaylının anında kafasını uçuracağını öğrenir kısa zamanda. Uzaylımızın adı ise Migi'dir. Seiyuu'sunu çoooooooooooooooooook başarılı buldum Migi'nin. Hatun olduğu çok belliydi -ki Migi erkekmiş gibi bahsedildi anime boyunca-. Meğer seiyuusu Aya Hirano'ymuş! AAAAAAY! Aya Hirano kim mi? Death Note'dan Misa Misa'yı seslendiren hatun desem? Vay! Çok geliştirmiş kendini. Çok iyi seslendirmeler yapıyor. Vay anasını yaaa!




Eh, etraf insan yiyen parazitlerle doluyken sağ eli bir uzaylı olan Shinichi bu parazitleri yakalamaya, onları dünyadan defetmeye çalışır. Ancak tabii hey şey istediği gibi gitmez. Sıkılgan ve heyecanlı bir karakter olan Shinichi'nin genleri yavaş yavaş -elim olaylar sonucunda- Migi'ninkilerle karışmaya başlar ve Shinici kendini yarı insan-yarı uzaylı bir karışım olarak bulur. Duygularından yoksun, aynı Darker Than Black'in Contractorlar'ı gibi tamamen mantıksal çerçevede düşünen parazitlere benzemeye başlayan Shinichi ne yapacağını bilemez. Tabii Migi de bir yandan değişir ve bir süre sonra ikili ayrılmaz bir bütün haline gelir.


Belirtmeden edemeyeceğim; animenin müzikleri Death Note'dan sonra en iyi temalar arasında ikinci sırada rahatlıkla yerini alır. Hele ki aksiyon sahnelerinde çalan o dubstep parçası beni benden aldı. Açılış müziğini ise yaptığım listeye çıkan eklemiştim zaten (:

Bahsettiğim parçayı da buldum (ama tamamı çok güzel müziklerin)






Hah, belirtmeden edemeyeceğim; animede bir adet Eren Jaeger'in Titan formunu görmek mümkün. Adeta yapımcılar "Zamanında yapıldı bunlar. Siz kimi kandırıyorsunuz arakdaşlar?" demişler. Eh, tamamen özgün hiçbir şey yoktur. Herkes birilerinden bir şeyler kapar, onları harmanlar ve yeni bir dünya yaratır. Ne insanların de ne parazitlerin tamamen özgün düşünme yetenekleri yok maalesef. O yüzden işte idare edebildiğimiz kadar ediyoruz.











QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam