Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Anime / Manga Önerileri 18: Campione!


Tür: Aksiyon, macera, fantasik, harem





Valla Campione!'yi önerip önermemek arasında çok gidip geldim. İzlemeden önce de çok düşünüp taşınmıştım. Konusu hoşuma gitmişti ancak harem türünde olması yüzünden çekincelerim vardı. Ay yok ayol, on beş yaşında mıyım utanıp kızaracağım? Yalnızca"Ay ortaokula giden erkeklere yönelik bin tane mıcır mıcır şeyle doludur şimdi, hiç uğraşamam valla" diyordum. Ama iyi haber, konu çok az sulandırılmış. İşte asıl kahramanın-Godou Kusanagi- etrafında üç dört kız var ona aşık. Kusanagi utanıyor filan "Ay bilmem kiii! :/ :/" ayakları çekiyor, -tabii biz yemiyoruz- bu kadar. Valla Steins;Gate'te Okabe'ye aşık olanların sayısı ve cinsiyeti Kusanagi'ye aşık olanlarınkinden çok daha fazlaydı. Hele her bölümde başka bir kızı kendine aşık eden soğuk ama karizmatik kahramanımız Hei'yi saymıyorum bile. Hayyydi Hei'yi anlarım. Havası mavası değişik geliyor. Neden herkes Okabe'ye aşıktı onu hala çözemedim. Looser olmasına da gerek yok. Ama Steins; Gate'in en çok gözüme batan olayıydı bu. Sırf yaratıcılarının kendilerini Okabe'nin yerine koyması yüzünden Okabe kendi karakteri dışında hareketler yaptı, ben size diyeyim. Yoksa karakterin gelişimi ve kurgu Okabe'nin bir pussy magnet olması yönünde gelişmiyor. Her karakterin kaldırabileceği roller vardır. Bu rol Okabe'nin üzerinden taşıyor, olmuyor. Anca son bölümlere doğru güzel toparlanıyor hikaye. Bunu Steins; Gate ile ilgili yazdığım yazıda belirtmiş, iki üç de eleştiri almıştım. Arkasındayım hala söylediklerimin.



Yeri gelmişken belirteyim; hem Campione!'nin hem de Steins; Gate'in animelerinin senaryolarını aynı kişi, Jukki Hanada yazmış. Tabii Campione! esasında light, Steins; Gate ise visual novel. İkisi de anime orijinli değil. Ancak yine de Jukki'nin tarzı bu diyebiliriz (:

Campione!'de her ne kadar "harem" türü ilk dikkati çekse de konusu pek güzel. Mitolojiye ilgi duyanların seveceğinden eminim bu animeyi. Ayrıca bol bol da İtalya görüyoruz animede. Roma, Sardunya Adası ve Napoli'de geçiyor animenin bir kısmı. Atmosfer pek de güzel aktarılmış izleyiciye. Gerçekten kendinizi Akdeniz kıyılarında hissediyorsunuz.

Eveeet. Mitoloji dedimi İtalya dedim peki nedir bu Campione!'nin hikayesi?


 Meraktan çatlamayın heh, kızlar da bunlar 

Godou Kusanagi adlı, on altı yaşındaki Capon bir lise öğrencisi dedesinin ona verdiği, üzerinde  Prometeus'ün kabartması olan tableti sahibine geri vermk için Roma'ya gider. Godou'nun elidneki tek bilgi, dedesinin tableti Lucretia Zola adında bir kadından aldığıdır. Elindeki tablet sayesinde özel güçlere sahip olan varlıkları ve tanrıları görmeye başlayan Godou Roma'ya ayak basar basmaz kendini sayısız maceranın içinde bulur. İtalya'nın köklü ailelerinden birine mensup olan ve küçüklüğünden beri dünyaya felaket getiren tanrıları durdurmaya çalışan silahşor Erica Benedelli ile karşılaşır ve başı dertten kurtulacağına daha da derde girer.

İki tanrının savaşı sırasında araya giren ve tableti sayesinde Verethragna isimli -Berdüştlükte zafer tanrısı- tanrıyı öldürür ve "God-Slayer", aka. "Campione" ûnvanını alır. Öldürdükleri tanrıların güçlerini kullanma -bir yere kadar- özelikleri olan Campioneler pek hoş görülmeseler de özlerinde insan oldukları ve bir tanrıyı öldürebilecek kadar "gaddar" olabilecekleri için korkulurlar.

Capon Campione'miz de ölümüzlük kazanır ve eski bir büyücünün Tanrıça Athena ile ilgili yaptığı kehanette geçen genç Campione olduğuna inanılır.

Ah, kurguyla iligli mutlaka eklemem gereken şey, Verethragna'nın gerçek ismi bilindiği takdirde her varlığı öldürebilen altın bir kılıcına da sahip olur Godou. Bu nedenle de kehanet yüzünden karşısına çıkan Campionelerin hangi tanrıyı veya tanrıçayı öldürerek Campione olduğunu, tanrıların ve tanrıçaların gerçek isimlerini bilmesi gerekmektedir. Her ne kadar öğrneme şekli birz garip olsa da -çatlayın da patlayın,demeyeceğim- Mitolojik hikayelerin değişik versiyonlarını dinlemek çok hoş.




Evet, şimdi de "Sitem Saati" 


(eskiden TRT 2'de sanat programı yapan sarışın ablanın ses tonuyla u-okuduğunuzu farz edin lütfen)

Yav arkadaş, bu kadar güzel bir konu bu kadar zayıf bir ana karakter ve kuruyla heba edilir mi? Godou'yu az biraz geliştirseydiniz, ne bileyim birkaç özellik ekleseydiniz misal. Bakın, Löluş her buluduğunu satranca davet etti de millet "Ay ne zekii yaaaa!" diye öldü bitti. Lve Levi'a bakıyoruz, ikisinin de belirgin takıntıları, özellikleri var. Çok kral bir hikaye mundar olmuş bitmiş gitmiş resmen. Hem kurgu da çok zayıf, Sasha gibi müthiş bir Campione'yi "Seninle işimiz bitmedi" demişken hikayeden tamamen çıkartmanız, o sarışın İtalyan çocuğu çöt diye hikayeye dahil etmeniz, o son gelen kızın hikayesinin ne olduğunun bir türlü anlaşılmaması, doğaüstü olayları inceleyen ekiple ilgili bilgi, o, bu, şu... Daha onlarca eksik sayabilirim kurguyla ilgili. Tamam, bir uyarlama ancak günümüzde izlediğimiz filmlerin çoğu romanlardan, animeler mangalardan, insanlar da insanlardan uyarlama. (Offff sona öyle bir felsefik sözcük yapıştırdım ki anlamını ben bile bilmiyorum) Uyarama yapacaksanız alın elinize kağıdı kalemi, ince ince kurgulayın zaman çizelgesi yapın. Bu kadarını da ben mi söyeyeyim?

Neyse, boşlukları ve eksiklikleri hikayenin güzelliği hatırına affediyor ve bu potansiyelli animeyi animeseverlere öneriyorum.










QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam