Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Betona Gömülen Bir Aşk Hikayesi


Jeux D'enfants mevzu bahis. Türkçeye Cesaretin Var Mı Aşka? Olarak çevrilmiş ancak çevirenleri pek de suçlamamak gerek. Sanıyorum ki bu sefer suçu Fransızca çocukların oyunu anlamına gelen jeux 'enfants ı"Love Me If You Dare" diye çeviren Amerikalılara atmamız en doğrusu.



Belçika'da geçen bu aşk öyküsü Julien (Guillaume Canet )ve Sophie( Marion Cotillard) henüz sekiz yaşlarındayken başlar. Polonya göçmeni olduğu için sürekli dalga geçilen Sophie'ye sahip çıkan , küçük Julien'in de hayatında büyük sorunlar vardır.Annesi ölmek üzere olan bir kanser hastasıdır ve kurtuluşu neredeyse imkansızdır. Bununl yüzleşmeye çalışan Julien'in bu zor döneminde en büyük kurtarıcısı Sophie olmuştur.Kendi oyunlarını bile icat eder Julien ve Sophie.Julien'in annesinin verdiği üzerinde şekiller olan bir metal kutuyu kim elinde bulunduruyorsa, diğerine yerine getirmesi için bir görev verir. Görevi alan eğer başarılı olursa kutuyu o alır ve diğerine görev verir. Bu şekilde öğretmenlerle ve çevreleriyle dalga geçmeye başlayan Julien ve Sophie bir bakıma kendi dünyalarını yaratırlar. Bundan şikayetçi olan okul yönetimi Julien'in babasını çağırır ve ikiliyi ayırması gerektiğini söyler.Bu sırada Julien'in annesi ölür ve Julien Sophie'yi annesinin mezarı başında Edith Piafın La Vie En Rose şarkısını söylemesi koşulunda ona kutuyu vereceğini söyler ve böylece filmin en güzel sahnelerinden birisinin yaşanmasına neden olur.



Yıllar geçtikçe Julien ve Sophie birbirlerine daha da bağlanırlar ve oyun öylece devam eder.  Julien'e duygusal olarak yaklaşmaya eğilimli olan Sophie beklediği karşılığı Julien'den alamaz. Aslında Sophie'ye aşık olan Julien kendisini oyuna öyle kaptırmıştır ki  gerçekten kendi içine dönüp duygularını sorgulayacak durumu geçmiştir.  Artık sadece oyuncu ve alaycı Julien vardır. Bunu gören Sophie her geçen gün daha da sinirlenir ve iki yıl görüşmemelerini iser.  Her görüşmelerinde araya yıllar girmeye başlar böylece. 

Bir gün Julien Sophie'nin çalıştığı kafeye gelir ve ona bir şey söylemek istediğini belirtir. Ancak Sophie ona kızgındır.  Julien'in diretmelerine  olumlu yanıt verir ve bir akşam yemeğe çıkarlar. Julien'in kendisine evlenme teklif ettiğini zannettiği Sophie "evet" der ancak aslında Julien'in nişanlısının nedimesi olmak için evet demiştir. Bu gerçeği öğrenen Sophie iyie deliye döner ve düğünü mahvder. Her şeye rağmen evlenen Julien onu on yıl boyunca görmemek istediğini söyler.

İkili bu süre zarfında evlenmi,ştir. Julien,evli ve iki çocuklu bir mimar olmuştur. Sophie ise ünlü bir futbolcunun karısıdır artık. On sene sonra görüşürler ancak birbirlerine hazırladıkıları sürprizler hayatlarını  sonlandırmaya yöneliktir. Artık amacının dışına çıkmış olan bu oyunu bir şekilde sonlandırmak gerekiyordur.

Hemen herkesin çok beğendiği ancak benim son derece manasız bulduğum bir sonla biter film. İkili Julien'in mimarı olduğ inşaata giderler ve bir çukura girerler. Çukuru betonla doldurmaya başlayan işçiler Julien ve Sophiye'yi görmezler. Öpüşen çift betona gömülür ve hikaye bu şekilde sonlanır. Beton bloğun üzerinde duran metal oyuncak kutusu ise onların orada bulunduğunun kanıtı olarak betona saplanmış olarak kalır.



QuickEdit

You Might Also Like

7 yorum

Infinyteam