Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Anime / Manga Önerileri 10:Future Diary (Mirai Nikki)



Tür: Doğaüstü, macera, gerilim, shounen


Herhalde bu öneri kısmının beni bile en şaşırtan, beklentimin üzerinde çıkan animesine geldi sıra: Gelecek Günlüğü. İlk hazırladığım, önerisi yapılacak manga ve animelerin içinde yoktu Mirai Nikki. Sonradan animesini izlerken ne kadar eğlendiğim aklıma geldi ve kendisine haksızlık ettiğimi düşündüm. Evet, çizimleri devrimsel nitelikte değil. Karakterlerin derinlikleri yok denecek kadar az. Yine de macera dolu ve cesur bir anime. Manga aslında tabii. Ancak utanarak söylüyorum; mangasını okumadım. Yalnızca animesini izledim. Bu yazıyı yazmadan önce internet üzerinden okudum birkaç sayfa. O kadarcıkla yorum yapmak yanlış olur ancak animesi hiç de kötü bir adaptassyona benzemiyor. Gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz. Yuno adlı manyağı da seveceğinize enimin. Pişman olunmayacak, macera dolu, güzel ve güçlü hikayeli güçlü karakterleri bulunan bir anime Mirai Nikki. Aslında bir shönen anime ve ortaokul-lise çağındaki gençlere hitap etmesi bekleniyor. Ancak bazı sahneleri oldukça cesur, bazılarıysa rahatsız edici (13-14 yaşındaki bireylere göre) olduğundan izleyici yaş aralığı bence 13-20 değil, 13-35 olmalı. Misal caaanım ciğerim Noragami'mden daha yüksek bir yaş aralığı var. Yato'yu kawai (sevimli) göstereceğiz diye yirmi dakikalık bölümlerin yarısı minnoş Yato görselleri doldu. Mangası daha güzel ve daha eğlenceli Noragami'nin ya... Ay ben ne ara geldim Noragami'ye ya kimse de bir şey demiyor-durdurmuyor! Öhöm evet, Mirai Nikki.


Amano Yuki adında on dört yaşında bir ergen arkadaşımız var elimizde. Bu arakdaşıız etliğe sütlüğe pek karışmayan, arkadaşı olmayan, etrafında görüp duyduklarını telefonundaki günlüğe kaydeden bir çocukcağız. Sınıfın sessizlernden. Hayali bir tanrı ve onun yarımcısıyla takılıyor arada.

Bu Yuki arkadaşımız bir gün bir uyanıyor ve  telefonundaki günlükte o gün tanık olacağı her şeyin çoktan kayıtlı olduğunu görüyor. "Hayırdır inşallah popom açıkta mı kaldı gece?" diye düşünürken hoooop kendini böyle ilüzyonlu milüzyonlu bir dünyada buluyor. Kendi kafasında yarattığı tanrı Deus ve yardımcısı da orada!Sandelyeden düşen Gönül Yazar gibi "Ay nooooldu?" diye sorarken kendine Deus konuşmaya başlıyor. Meğer Deus gerçekmiiş! Ölmek üzere olduğundan da, yerine geçecek birini bulmak amacıyla seçtiği on iki insana bir oyun oynatmaya karar vermiş. Her biri karakterine en uygun türden bir gelecek günlüğüne sahip olan bu on iki yarışmacıdan sağ kalanın yeni Deus olacağı haberini salıyor Deus on ikisine de Yuki ve diğer on bir "yarışmacıyı" yeniden dünyaya yolluyor. Daha neler olup bittiğini anlayamayan Yuki'nin peşine bir de sınıfın en güzel ve en akıllı kızı, Yuno takılıyor. Çook kısa bir zaman sonra öğreniyoruz ki bu Yuno kızımız bir senedir Yuki ile ilgili bir günlük tutmakyatmış ve  eveet, kendisi de bir günlük kullanıcısına dönüşmüş!

Daha önce de dedim; bu Yuno manyağını hem çok sevecek hem de kendisinden -biraz da olsun- korkacaksınız. Şu ana kadar izlediğim en güzel hikayeli yandere karakteri kendisi. Hadi bir de spoiler vereyim ucundan, zorla evine girdiği ve annesiyle tanıştığı Yuki'nin odasında kaldığı gece kendi kendine "İyi ki Yuki'nin annesi iyi bir insan. Aletlerimi kullanmak zorunda kalmadım" diye düşünmüştür. Düşürken de arka planda bir çanta dolusu bıçak, keser vardır. Böyle birtiptir Yuno. Yuki'nin başına bir şet getirebilecek herkesi gözünü kırpmadan parçalara ayırır. İlk başta Yuki'nin manyağı ve köprü bir karakter gibi görünse e sonlara doğru asıl kilidin kendisi olduğunu anlarız. Yani "manyak" deyip geçmeyin, üzerinde düşünün bu arkadaşın.



Hikayeye dönersek; biz bile neler olduğunu tam olarak anlamlandıramadan Yuki ve Yuki'yi korumaya ant içmiş olan psikopat stalkerı Yuno, onları haklamaya çalışan diğer on günlük kullanıcılarının peşine düşerler. Yuno olmadan iki gün bile yaşayamayacağını bilen Yuki paçayı kurtarmak adına her seferinde Yuno'yu kullanır ve Yuno hakkındaki gerçeklere her geçen gün biraz daha yaklaşır. Yuno'yu kullanışına biraz kızsak da Yuki, son bölümlere doğru inanılmaz bir evrm geçirir (bu değişim çok daha iyi bir biçimde aktarılaiblirmiş ancak sanırım zaman darlığından böyle yalapşap bir şey olmuş. Dediğim gibi, mangasını okumadığım için günahını almak istemiyorum. Tokyo Ghoul gibi bir şaheser de anime yapımcılarının elinde kuşa döndüğü için ne desem yalan şimdi.



Bu arada sanırım on iki yarışmacının onunu Sakurami şehrinin delileri arasından seçmiş Deus. Geriye sonradan sapıtan komiser amca ile Yuki kalıyor işte. O kör arkadaş neydi Allah aşkına Allaan manyaaa! Dansını unutamadım bir türlü. Ha, Dokuzuncu'nun hakkını yemeyeyim. Deli meli ama çok sağlam kız. Animeyi izleyen herkes sevecektir kendisini. Yuno'yu sevmeyenler bile.

Dansını da buldum ya ahahah


Özeti böyle. Sonrası anime ile ilgili kendi düşüncelerim. Spoiler içeren yerler olabilir o nedenle izlemediyseniz bakmayın derim.

 Her ne kadar sonradan bir sipn-off animesi yapılmış olsa da Aru Akise'ye biraz daha eğilinmesi gerektiği kanısındayım. Bir de anime sonlara doğru bir anda karmak çormanlaşıyor. Bir anda aksiyon, Yuno zart zurt oluyor. Yirmi yeinci bölümü de yapsalar biz de Yuki'nin Yuno'ya olan muhteşem, yürek burkan aşkını, Yuno'nun aslında olayların tam da göbeğinde oluşunu, Akise'nin Deus yapımı olduğunu ve Akise'nin karakterini biraz daha iyi hissedebilirdik. Bir yandan aksiyon bir yandan açığa çıkan sırlar bir yandan aşk bir yandan karakter gel gitleri çok ani ve çok boğuk. Bir yirmi dakika daha fazla olsa halbuki sindire sindire izleyebilirdik neler oluor neler bitiyor.



Animeyle ilgili en beğendiğim şey ise; Akise'nin Yuno kafasını uçurduğu anda YUki'ye Yuno hakkındaki gerçeği telefonunda gösterdiği o bir saniyelik "an".













QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam