-->

Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Anime/ Manga Önerileri 5: Psycho-Pass



Tür: Bilimkurgu, seinen, psikolojik, gerilim





Vuuu! Ağır toplardan birine geldi sıra. Zaten adında Sayko geçen ne varsa önce oturduğunuz yerde bir dikleşin, dikkat kesilin. Söz konusu eğer üstat Urobuchi'nin yapımı ünlü anime Psycho Pass içinse dikleşmeniz yetmez, ayağa kalkıp bir de ceketinizin düğmelerini ilikleyin. Anlatım biçiminden de çıkartmış olabilirsiniz; evet, ciddiye alınması ve bölümlerinin sindire sindire izlenmesi gereken bir animeyle karşı karşıyayız. Yani öyle "Oturdum yirmi beş bölüm bitirdim" sözü bu anime/manga/anime-film için geçerli değil.

İzleyecek doğru düzgün bir bilim kurgu bulamıyorsanız torrent sitelerinde film/dizi aramayı bırakıp Psycho-Pass'e sarılmanızı öneririrm. Tam olması gerektiği gibi bir bilim kurgu/distopya. Ne eksik ne fazla. Tam, "Aha!" lık. Anladınız siz.

Çoook fazla sağlam karakter barındıran hikayenin en sağlam karakterlerinden, Kogami.

Ceketinizin düğmelerini iliklediyseniz tekrardan yerinize oturun; başlıyor.

Yirmi ikinci yüzyıldayız. Japonlar, yıllar önce Sybill System adını verdikleri bir üstün zeka programı kurmuş ve tüm ülkenin yönetimini bu programa devretmişler. (Bence zaten bu tarz şeyler Amerikalılar'dan çok Caponlar'dan beklenir) ve devasaaaa mı devasa binaların içinde yaşayıp gidiyorlar. Gidiyorlar dediysem; hayatlarına ne tür bir yön vereceklerini bu Sybill System karar veriyor. Her bir vatandaşın karakterine ve yeteneğine göre ona bir yol çiziyor ve kişi bu yoldan çıkmadığı ürece her şey güllük gülistanlık. Ancak tabii her toplumda ve dolasıyısla her bilim kurgu türü yapımda olduğu gibi ortalık fokur fokur istisna kaynıyor. Bu istisnaları, yani çark dışına çıkanları tespit etmek için de insanları Crime Coefficiency denilen, aynı şu anda her yerde bulunan gizli kameralar gibi sağda solda bulunan taramlardan geçiriyor bu "Sistem". Sıfırdan sonsuza uznan numaralrda sizin Psikopatlık derecenizi ölçüyor. Depresyondaysanız, hayatınızın gidişatıyla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa yandınız; Crime Coefficiency dereceniz "Bulanık" oluyor ve eğer numaranız 100'ü geçerse apar topar rehabilitasyona götürülüyorsunuz. Biraz daha yükseldi mi hapisediliyor, 250'yi geçtiniz mi da ajanların ellerinde tuttukları Sybill System tabancalarının izniyle de ortadan kaldırılıyorsunuz. Puf diye olmuyor tabii patlıyorsunuz bağırsak böbrek bir yana saçılıyor. Animeyi izlerseniz bol bol göreceksiniz zaten patlayan adamlar kadınlar. Hazır olun.

Eh, patlayan adamların kadınların olduğu yerde de polisler olur. Bizim anime/mangamız da bu polis gruplarından birinde çalışmaya başlayan Akane Tsunemori adlı kızımızın gözünden anlatılıyor. Psycho-Pass seviyesi her daim 20'lerde 30'larda olan, sürekli sınıfın en yüksek notlarını alan bu kızımız bir anda kendini polislerin Enforces denilen, Psycho-Pass derecesi 100'ün üzerine olan dedektiflerin arasında buluyor. 


Tsunemori'nin bölüğünde bulunan Enforceslar; henüz beş yaşındayken Psycho-Pass'a takılan ve polis olup kendi gibi düşünen suluları yakalamaktan başka çare bırakılmayan Kagari, Sybill System dedektiflik yeteneği gördüğü için hapisten çıkmasına izin verilen Togane ve çok başarılı iki polis olan ancak sonradan yaşadıkları sıkıntılar yüzünden Psycho Pass seviyeleri değişeni bu nedenle de Enforces seviyesine düşen Kogami ve Tomomi. 
Tsunemori. Hikayenin Kogami ile birlikte en sağlam karakteri.

Enforces'lara yukarıdan bakan polisler, iki arada bir derede kalan Tsunemori, seriyi sürükleyen ve ancak ileleyen bölümlerde yüzünü görebildiğimiz "gerçek" psikopatımız Mikishima ve Mikishima'ya bağlı bir olay neticesinde ortağını kaybedip depresyona sürüklenen, bunun sonucunda da "muhtemel suçlu" kategorisine gerileyip Enforces'lardan biri olan Kogami... Çok çok iyi düşünülmüş, her biri büyük entelektüel birikim barındıran tam dozunda karakterler. 
Veee karşınızda otansiyeli olan sosyopat/psikopat (aka dsm-V tanımıyla anti-sosyal kişilik bozukluğu olan) insanları bulup onları maşa olarak kullanan ünlü saykomuz Mikishima!

Hikaye bir süre sonra ne yaparsa yapsın, adam da öldürse bile Psycho-Pass derecesi 10 seviyelerinde seyreden ve bunu Sybill System ile dalga geçmek ve sonunda onu çökertmek için kullanan karizmatik, soğuk ve entelektüel saykomuz Mikishima, kafası onunla aynı şekilde çalışan ancak ortağının ve Mikishima yüzünden ölen daha nicelerini unutamayan, hayatın sillesini yemiş, karizmatik, soğuk ve entelektüel Kogami ve Kogami'ye aşık git gelli örnek vatandaş Tsunemori arasında geçmeye başlayacak ve gerçekten de çok güzel bir şekilde sonlanacak. (Psycho-Pass 2 bmbaşka bir hikayeye evriliyor. Onun tanıtım yazısını ayrı yazmayı planlıyorum)

Şöyle idolleştirmelik "Mikemmel Sayko" arayan arkadaşları buraya toplayalım. Şu halde bile Mikishima'nın Psyhco-Pass derecesi 2. Normalde 300'lerde olması gerekirken hem de.
ö
Karakterler ve hikaye, bilim kurgu ve distopya severlere klasik gelebilir. Özellikle de Mikishima Jeremy Bentham'ın Panopticon'undan, Orwel'ın 1984'ünden bahsederken "Ya kimse de yeni bir yazmamış mı 21.-22. yüzyılda? Hala aynı adamlar ya!" diye atarlanabilirsiniz. Ne ekmeğini yedik şu Orwel'ın Bentham'ın yeminle ya.. Neyse, gördüğünüz üzre ben biraz atarlandım anime boyunca ancak eğer bu türe yeniyseniz, başlamak için en doğru seçimlerden biri Psycho-Pass. Dört dörtlük. Ne Shingeki No Kiyojin karakterleri gibi on yıl boyunca döne döne "Ben güçsüzüm. O benden güçlü. İnsanlık için savaşmalıyım ama acaba doğru mu yapıyorum? ÖLDÜRECEM OLM TÜM TİTANLARII!" deyip durmuyor, sürekli ileyleren bir rota çiziyorlar. Gelişen karakterleri çok severim. Tam dozunda, güzel işlenmiş, karakterleri çok güzel oturtulmuş bir hikaye Psycho-Pass.



Not: Sybill System'in gerçek yüzünü gördüğümde midem kalktı, ne yalan söyleyeyim. 









QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam