-->

Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

James Fallon ve İçimdeki Psikopat


Tabii böyle bir başlık atınca gözünüze "ichimdeqi_sayqo_34@hotmail.com" vari adreslerden msn'e ekleyen bir tip gbi gördündüğümün farkındayım. Hayır efendim, içimdeki psikopattan bahsetmeyeceğim size. Ben mutlu mutu yaşıyorum onunla. James Jim Fallon adlı ağabeyimizin kitabının adı İçimdeki Psikopat (The Psychopath Inside: A Neuroscientist's Personal Journey into the Dark Side of the Brain) O kitaba ve bizzat James Fallon'ın kendisine değineceğim.

Öncelikle James Fallon kim onu açıklayayım; kendisi Kaliforniya Üniversitesi'nde nörolog, Emertius Profesör. Üniversitenin sayfasından kendisinin profilini bizzat araştırabilirsiniz buyrun:  http://www.faculty.uci.edu/profile.cfm?faculty_id=2303 Bu amcanın "İçimde bir psikopat var benden içeri" şeklinde bir kitap yazmasının sebebi ise oldukça trajikomik.

Fallon amcamız 2005 yılında ağır suçlardan hapse girmiş olan suçlulara beyin taraması (PET taraması) yapar. Amaç tahmin edebileceğiniz gibi suçluların psikopat olup olmadıklarını, beyinlerinin amigdala, sağ ön lob gibi bölgelerinin yeterli tepki verip vermediğini araştırmaktır. Fallon -canı sıkılmış veya merak etmiş olacak- aile bireylerinin beyin taramasını da yapar. Sonuçlardan biri oldukça ilginçtir. Taramaların arasına suçlulardan birininki karışmış zannederler önce zira sonuç ailede bir psikopat olduğunu göstermektedir. O psikopat James Fllon'ın ta kendisidir.


Kaliforniya Üniversitesi'nde profesör olacaksınız. Hayatınızı suçluları anlamakla, onları incelemekle geçireceksiniz ve yıllar sonra kendiniz aslında bir seri katille aynı beyin yapısına sahip olduğunuzu öğreneceksiniz. Hollywood filmi gibi, değil mi?

Kısa not: Ben psikoloj, psikiyatr veya nörolog değilim. Bu nedenle beni bir otorite olarak değil de, insanları incelemeyi seven araştırmacı bir yazar olarak kabul ederseniz çok müteşekkir olur, gözlerinizden öperim.

Fallon 2005 yılından sonra adeta "patladı". TED konuşmacısı oldu, Breaking Bad oyuncularıyla aynı talk showda yer aldı. sayısız programa çağırıldı ve de kendi hakkında "ben"lerle dolu bir kitap yazdı. Fallon'n bu davranışlarını psikopatların "içimizde" olduğunu göstermesi açısından olumlu olarak değerlendiriyorum. Gel gelelim aklımda hala bir soru işareti var: "Sicil kaydı tertemiz olan ve iyi bir aileden gelen Fallon'ın beyninin sözgelimi psikopat olması, Fallon'ı psikopat yapar mı?"

Fallon'ın TED konuşması:



İşte asıl sorun burada başlıyor. Bu soruyu yanıtlamak için de sanırım öncelikle "Psikopat nedir?" sorusunu cevaplamalıyız.

Psikopat,  DSM -V tanımıyla Antisosyal Kişilik Bozukluğu'na sahip kişilere verilen genel ad olarak tanımlanıyor. Bazıları psikopat-sosyopat ayrımı yaparken bazıları hepsinin bir olduğunu  iddia ediyor. Resmi kaynalara göre ise dediğim gibi, sosyopati de psikopati de bir kişilik bozukluğu. Yani sosyopat yok, psikopat yalan. Öyle mi acep? Kişilik bozuklukları beyin taramasıyla değil, aylar süren psikoterapi-konuşma ile tanımlanmakta. Yani, beyin taramasında beyniniz elli kadına işkence edip öldürmüş bir adamın verdiği tepkilerle aynı tepkiyi veriyor olsa bile, eğer  antisosyal kişilik bozukluğu semptomlarına paralel davranışlarınız yoksa, resmi bir tanı alamıyor, saykopat sayılmıyorsunuz. Aynı Fallon'ın durumunda olduğu gibi. Kendi kendinin tanısını koyan Fallon kendinin "pro-sosyal psikopat" olduğunu iddia ediyor.



Fallon'ı referans gösterdiğim cümlelerimi "iddia ediyor", "söylüyor" vari yüklemlerde bitirmemden kendisinin tanısına inanmadığımı çıkarmış olabilirsiniz. İnanmıyor değilim ancak Fallon'ın kendi kendini psikopat ilan etmesine oldukça skeptik yaklaştığımı söylemeliyim.

Pro-sosyal psikopatlar, fiziksel bir suç işlememiş olmalarına rağmen antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olanlar. Bu kişiler etrafınızda. Çoğunlukla tehlike ve yönetim gerektiren işlerde çalışıyorlar. Ancak bakkal amcanın, Hanife Teyze'nin psikopat olma ihtimali de var. Antisosyal kişilik bozukluğuna halk arasında yüzde bir oranında rastlanmakta. Tabii bu hapishanelerde yüzde kırk yediye kadar çıkabiliyor. Yani üç bin kişilik bir ilkokulun potansiyel üç yüz psikopat barındırmakta. Bu üç yüz çocuktan yirmi kadarı şiddet eğilimli manipülatif davranışlar gösteriyor diyelim. E, diğerleri? Onlar da bir şekilde hayatlarına devam ediyor.

En fazla psikopat bulunduran on meslek:

1) CEO

2) Avukat

3) Medya

4) Pazarlamacı

5) Cerrah

6) Gazeteci
.
.
.

Devamı için: http://www.forbes.com/sites/kellyclay/2013/01/05/the-top-10-jobs-that-attract-psychopaths/#51caecaa73c3

Yani Fallon'ın sosyal işlevi yüksek bir psikopat olma ihtimali var. Gelin kendisinin Avustralya'da katıldığı bir programa bakalım. Programa tele-konferans yoluyla özellikle otizm ve Asperger Sendromu hakkında bir dünya markası olan, benim de pek sevip saydığım Simon Baron-Cohen katılıyor ve can alıcı sorular soruyor. (Kendisi Sasha Baron-Cohen'in kuzenidir bu arada)

Seyirciler arasında da nörologlar ve psikiyatristler var. Videoyu izlemeniz, bir psikopatın davranışlarının nasıl olduğunu anlamanız için çok önemli; veya psikopat olmayan ancak "öyleymiş gibi davranan" birinin.


Fallon her zamanki gibi bir programa çağırılmış olmaktan, insanların ona kişisel sorular sormasından, kendinden bahsetmekten, kısaca ilgi odağı olmaktan son derece memnun bir biçimde hayat hikaysini anlatıyor. Nasıl insanları manipüle ettiğini, kimseyi aslında sevmemiş olduğunu, kimseyi umursamadığını, zamanında çocuklarını tehlikeye attığını söylüyor. Yıllardır programlara çıkan bir adamdan beklenen güzel bir performans gösteriyor.

Olay ise ilk olarak Cohen'in "Neden tekrardan taramadan geçmediniz?" sorusuyla kırılıyor. 
"Efenim ben şimdi şişkoydum zamanında..." 
Fallon sorulan sorulara net cevaplar vermiyor. Buradan kendisinin yalan söylediğini ima ettiğimi düşünmeyin. Kalkıp da taramalarda gerçekten bir hile yaptığını düşünmek bile istemem. Ancak yine de bu ihtimali aklımızın bir köşesine yazabiliriz. İleride lazım olabilir.

Kendisiyle ilgili sorulara büyük bir heyecan ve kendinden emin bir biçimde cevap veren Fallon, "Şiddet içeren davranışlarda bulundunuz mu?" sorusuna yine karşısındaki kişinin ondan "etkileneceğini" düşünerek "Evet, gençken. Başkalarına sataşlanlara sataşırdım. Hiç sevmezdim öyle tipleri" diyor. Yarattığını düşündüğü büyü ise Cohen'in "Bence sizde oldukça gelişmiş bir adalet duygusu var" sözüyle ortadan ikiye bölünüyor. Programdaki kalabalığı bir profesör, bir nörolog ve iyi bir hikaye anlatıcısı olarak etkilediği yüz binler gibi etkileyemediğini görüyor ve afallıyor. Konuşurken teklemeye başlıyor. Oyunlar yarattığını ve insanları bu oyunların içinde oynatmayı sevdiğni ima ediyor. Program sunucusu "şu anda da bir oyundayız" diyor. Fallon el kol hareketlerini abartı bir biçimde kullanarak kalabalığı kendisinin psikopat olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Sunucu kadının "Ne tür bir şiddet uyguladınız bu sataşanlara?" sorusuna son derece dramatik mimikler kullanarak "Birkaç bacak kemiği filan kırdım..." diyor.

Bana sorarsanızi sunucu ablanın psikopat olma ihtimali Fallon'ın olma ihtimalinden çok daha yüksek. Fallon ise oldukça -ama oldukça- yükek işlevli bir narsist. Haydi gelin biraz daha açayım:

B tipi (Dramatik) Kişilik Bozuklulukları:
https://en.wikipedia.org/wiki/Cluster_B_personality_disorders

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Histronik Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu

Bu dört kişilik bozukluğundan birine sahip olan kişiler, b tipi diğer kişilik bozukluklarında bazılarına da yatkınlık gösterebilir.

Theodore Million'ın sıraladığı yedi çeşit Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tipi'nde ( https://en.wikipedia.org/wiki/Antisocial_personality_disorder) de görebilceğiniz gibi, Unprincipled ve Reputation-defending psikopat türleri içinde narsistik özellikler de içermekte. Yani B tipi herhangi ir kişilik bozukluğuna sahip olan birisi, aynı tipteki diğer kişilik bozukluklarından bir veya birkaçına yatınlık gösterebilir.

Tamamen subjektif olarak söylüyorum; Fallon'ın durumda ise bu B tipi damatik kişilik bozukluklarından en fazla öne çıkan ikisi Narsistik ve Histronik kişilk bozuklukları. Narsistik kiilik bozukluğunun ne olduğunu az çok biliyorsunuzdur. Histronik kişilik bozukluğu ise dikkat çekmek amacıyla provokatif giyinme, yalan söyleme, ilgi odağı olamayınca saldırganlaşma gibi hemen hepimizin hsıkla karşılaştığı kişilik tipleriyle karakterize edilmekte. Fallon da konuşmalarında belirttiği gibi, kendisi yıllarca "Narsistik" olarak tanımlanmış. Dikkat çekmek amacıyla yapmadığı bir eşyi yaptı gibi gösteren ve çok kolay yalan söylyebilen histronik kişilik bozukluğuna sahip olma ihtimali ise ben diyeyim yüzde bin siz deyin yüzde bin iyi yüz. Ancak hakkında herhangi bir tanı koyulmadığı için kesin olarak "bu adam böyle" diyemiyorum.



Histronik Kişilik Bozukluğu'nun karakteristik özelliklerini yazayım da tam olsun:
  • Teşhirci davranış.
  • Sürekli tatmin veya onay arayışı.
  • Duyguların aşırı gösterilerek dramatize edilmesi. Örneğin yeni tanıştığı biriyle kucaklaşmak veya acıklı bir filmde kontrolsüzce ağlamak.
  • Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.
  • Kişiliğinden gurur duyma, değişime karşı isteksizlik ve herhangi bir değişimi tehdit olarak algılama.
  • Uygunsuz şekilde kışkırtıcı davranış veya görünüm sergilemek.
  • Somatik belirtileri kullanarak dikkati üzerine çekmeye çalışmak.
  • İlgi merkezi olma ihtiyacı.
  • Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.
  • Ani kararlar almak.
  • Duygusal hallerin hızlı değişimi. Bu haller başkalarına yüzeysel veya abartılı olarak görünebilir.
  • İlişkilerin gerçekte olduğundan daha içten olması gerektiğine inanmak.

Yine de köşeye sıkıştırıldığında -ki bir psikopatı köşeye sıkıştıramazsınız- heyecanlanması, elinin ayağının birbirine dolanması, dramatik mimik ve el hareketleri kullanarak açık saçık yalan söylemeye başlaması bende Fallon'da belki de psikoz derecesinde bir bozukluk olduğu  şüphesi uyandırdı.

Ben kendisinin taramalar konusunda yalan söyleme ihtimali olduğunu gerçekten düşünüyorum. Videolarda gördüğüm "kaygı" sahibi ve köşeye sıkıştığında eli ayağına dolanan kişi ister fizyolojik ister mental psikopat olamaz. İnsanoğlunda korkuyu denetleyen Amigdalasında taramada olduğu gibi hiçbir hareketlilik olmayan kişi endişe de hissedemez. Eğer tarama doğruysa bile, kendisi oldkça düşük işlevli, sınırda bir antisosyal kişilik olabilir. Ancak bir psikopat? I-ıh.

Fallon'ın motivasyonu kontrolü ele geçirmek, güce sahip olmak değil, elindek gücü ilgi çekmek için kullanabileceği yollar aramak.

Neyse ne, bu tarama sonuçlarının doymak bilmez bir Narsistik kişiliğin tetiğini çektiği, artık bu kişiliğin kontrol edilemez bir hal aldığı gerçek. İster biyolojik olarak psikopat olsun, ister bir şartalan, Fallon'ın bu tarama sonuçlarını kendi kişisel açlığını doyurmak adına kullandığı kesin.





QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam