Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

2. Uluslararası Çeşme Klasik Müzik Festivali




Genelde festivallerle ilgili pek yazmıyorum. Ancak bu sefer dayanamadım. Şimdi atmışlı yaşlarını süren eleştirmenler gibi hiçbir şeyi beğenmeyen, her zımbırtıda bir kusur gören bir tip olmak istemem. Amacım, madem ikincisi düzenleniyor -bu da üçüncü, dördüncü, beşinci diye gideceğine dair bir gayenin olduğunu gösterir- madem uluslararası bir festival -bu da aynı zamanda pek övündüğümüz misafirperverliğimizi ortaya koyma fırsatı demektir- o halde ben de gelecek sene daha iyi bir organizasyonla gelinmesi için bir takım laflar hazırladım. (Hazır yeri gelmişken, turkishmusic.org'daki Sezen Aksu tartışmasını ve Kadir'i saygıyla anıyorum)



Festival 28 Ağustos tarihinde başladı.  6 Eylül'de son bulacak. Giriş ücretsiz. Çeşme'nin merkezinde bulunan genellikle resim ve sermik sergileri için kullanılan Aya Haralambos Kilisesi'nde gerçekleşiyor. Fikir muhteşem. Çeşme Belediyesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin iş birliğiyle gerçekleşiyor festival. Bir yandan akşamları konserler verilirken bir yandan da çocuklar klasik müzik eğitimi alıyor. Sorun; teoride muhteşem olan fikir, pratiğe geçince başlıyor.

Mekandan başlayalım; Aya Haralambos Kilisesi'nin restorasyonu yeni yapıldığı zamanlarda çok sinirleniştim. Kilise bildiğiniz baştan aşağı beyaz badana yapılmış, tüm figürlerin üzeri yeniden çizilmiş. Yalnızca temelini sağlam bırakıp kiliseyi baştan dekore etmişler. Bir uzmanın değil, bir iç mimarn elinden çıkmış gibi. İçinde ibadet edilmediği için de sergiler yapılıyor, konserler veriliyor.

 Gelgelelim en çok laf hazırladığım bölüme; organizasyona. Mekandan akustik adına bir şey beklemiyordum zaten ancak o nasıl kakafonidir? İlk konserlerde -tüm konserler 20:30'da başlıyor- kilisenn kapıları bile kapatılmadı. Işıklar sönmedi. Çeşme'nin tam ortasındaki bir kiliseden bahsediyoruz. İçerideki müziği duyan girdi, ayakta şöyle bir baktı, sahneye yaklaşıp fotoğraf çekti, gitti.

Telefonlarınızı kapatın uyarısı yapılmadığı için her parçada aralıksız birinin telefonu çaldı. Herkes video ve fotoğraf çekme telaşına düştü. Metallica konserinde bu kadar fotoğraf çekilmemiştir. Müzikten çok "çkraaaak!" sesini duydum. Bir taraftan kilisenin yanındaki bardan canlı müzik -bir ara içeride Giovanni Botessini dışarıda Hande Yener çalıyordu-, bir yandan yakınlardaki bir esnaf buzlu badem çığırıyor -e, adamın işi o-. Bu esnada da büyük bir mutlulukla getirdiğimiz keman virtüyözleri, piyanistler, çellistler yırtına yırtına işlerini icra etmeye çalışıyorlar. Ucube sirki gibiydi. Uzun zamandır böyle travma yaşamamıştım. Birkaç seneye psikologuma anlatmak zorunda kalırsam tüm bunları parasını kimden alacağım şimdi ben?

Resmen "Eğlensin bizim millet, klasik müzik görsün de ne yaparlarsa yapsınlar" demişler. Öyle kurallara uymayan, saygısız bir millet değiliz. Siz telefonları kapatma, fotoğraf ve video çekmeme uyarısı yapmazsanız, ışıkları söndürmez -Boğaziçi Köprüsü'ndeki ışıklardan halliceydi içerisi- kapıları kapatmazsanız tabii ki insanlar hangi çizgide hareket edeceklerini bilemez. Bana göre hava hoş. En büyük ayıp, binlerce kilometre yol kat edip gelen müzisyenlere. Tabii aynı şey yurdumun müzisyenleri için de geçerli.

Festivalin en büyük artısı ise müzisyenler oldu. Bir gün önce yanında oturup konser izlediğim kadın meğer dehşet bir piyanistmiş (Anja David) Yer olmadığından çocuklu bir adama yer veren genç, piyanist Eren Aydoğan'mış. İki gün önce konser veren Ulf Bastlein'ı kısa kollu Alman turist gömleği içinde seyircilerin arasında yer ararken gördüm dün.

Müzisyenlerin kişilikleri bir yana, çalınan parçaların çoğu muhteşemdi. Camerata Saygun Oda Orkestrası'nın ve Fedor Rudin'in performanslarında -her ne kadar önümdeki emekli amca konser boyu video çekmiş olsa da- tüm o "yanlışlıklar komedyasına" rağmen kendimi bambaşka alemlerde bulmayı başardım. Bu da benim kazancım oldu.

QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam