Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Su Tunç Kimdir, Nedir, Necidir?


Aylaaardır "Sitenizde 'Hakkımda' bölümü
yok. Kimsiniz siz?", "Yazarım demişsiniz, ne yazıyorsunuz?" şeklinde sorular geliyor. İlk başlarda yanıtlıyordum. Sonra sorular da arttıkça yanıtlayamaz oldum. Artık soru gelirse direkt bu linke yönlendireceğim. Herkes mutlu olacak. Şu zamana kadar bir "Hakkında" bölümü eklememiş olmam ise tamamen eşekliğimden serseriliğimden, başka bir şey değil.

Efenim ben 27 Ekim 1992'de Marmaris'te doğdum. Burak Bora Anadolu Lisesi'nin yabancı dili Fransızca olan kısmından mezun oldum. O sıralarda izlediğim filmlerin, okuduğum kitapların etkisinde kalarak kitap yazmaya başladım. On beş-on altı yaşlarında Tarkovsky, Bergman, Antonioni izleyip Camus, Orwell, Bukowski okuyan her genç gibi bohem bohem triplere girip tükenmez kalemle deftere -daha doğrusu defterlere, üç defter bitirdim- yazdım kitabı. İyi ki daha da gaza gelip Eminönü'nden ikinci el bir daktilo kucaklayıp gelmemişim eve o zamanlar. Kitap iğrenç oldu çünkü. Geçen elime geçti defterler. Okuyayım dedim. Aman evlerden uzak. Kurguyu bağlayamamışım, her haltı biliyormuş gibi aforizmalar kasmışım. Abariiii! Ergenlik işte. Parmaklarım şiştiğiyle kaldı.

Sonracığıma İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nü tam burslu olarak kazandım. İkinci yılında ikinci romanımı yazdım. Yedi yüz sayfalık bir canavar yarattım. Birçok dergide staj yaptım. Üniversite dergimiz olan Eksiyirmidört'te film ve kitap eleştirileri yazdım. Okulun üçüncü yılında Erasmus ile Brüksel'e, IHECS'te (Institut des Hautes Etudes des Communications Sociales) okumaya gittim. Bir sene kaldım, döndüm. Okul bitince bu sefer Vrije Universiteit Brussel'in New Media and Society in Europe bölümünde yüksek lisans yapmaya gittim. Kira parasnı çıkartmak için barlarda, restoranlarda çalıştım, anketörlük yaptım. Doksan işe başvurdum, hiçbiri kabul etmedi. Sonra TRT Brüksel'in stajyer aradığını gördüm. Başvurdum, kabul edildim. İşe başladığım gün Charlie Hebdo saldırıları oldu. Soluğu Paris'te aldım. Beş aylık stajımda sayısız politikacıyla tanışma, röportaj yapma imkanı yakaldım. AB Parlamentosu basın kartım bile vardı yaa! Beş ay sürdü staj. Staj parasız olduğundan, benim de kiramı ödeyecek param olmadığından stajı  bırakmak zorunda kaldım. 

Kendimi bu sefer kitaplarıma ve bloguma verdim. Bir yandan çalışıp para kazanmaya bir yandan da yazılarıma devam ettim. Bir novella yazdım. Üniversitede yazdığım yedi yüz sayfalık canavarı yayınevlerine yolladım. Çoğundan cevap gelmedi. Gelenlerden ise "kitap çok uzun, bunu kısaltman gerek" yorumu yapıldı. Hayatıma Brüksel'de devam ettirmek istemediğime karar verince de Türkiye'ye döndüm. Freelancer olarak gazeteciliğe başladım, 

Bu süre zarfında yedi yüz sayfalık canavarım hakkında aldığım eleştirileri üçüncü romanım için uygulamaya başladım. Üç kitaplık bir seri olarak planladığım bilim kurgu- gerilim türündeki hikayenin ilk kitabı bitmek üzere. Aslında bitti ancak okeye dönüyorum. İlk zamanlarımdaki "heyecanlı toy " değilim, her şeyinden tam emin olmadan bu sefer "bitti" demek istemiyorum.

Yazarlık, bloggerlık ve gazeteciliğin dışında on beş yaşımdan beri - part time tiyatrocu part time dövme sanatçısı olan babam sağolsun- dövmecilik yapıyorum, ayrıca yazın otellerde animatörlük -eğlencesine değil, ekmek parası. Animatörlük yapan arkadaşlar bu işin nasıl insanı çıldırtacak derecede zor ve yorucu olduğunu bilirler-  yapmışlığım, Levent'te büyük bir şirkette kurumsal iletişim departmanında çalışmışlığım var. Ve ben hala yirmi üç yaşındayım. Keh keh keh! Tam bir Y Kuşağı temsilcisiyim.

13 Kasım 2016'da gelen edit: Şu an 24 yaşındaym ve İstanbul'da bir şirkette "Digital marketing specialist" olarak çalışmaktayım. Diğer tüm projelere de tam gaz devam tabii efenim.





Ha ama ben kimim, işte onu hala tam olarak bilmiyorum. O kadar bilmeye de gerek yok bence zaten. Çok önemli varlıklar değiliz.

QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam