Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Anime /Manga Önerileri 14: Ghost Hound


Tür: Doğaüstü, psikolojik gerilim, bilimkurgu



Serial Exeriments Lain'den tanıdığımız Ryutaro Nakamura'nın en çok ses getiren işlerinden Ghost Hound. Nakamura Amca 2013'te, henüz elli sekiz yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Yummasaydı eğer eminim daha çook "beyin patlatan" anime izletirdi bize. Bir animesi daha var yazmadığım, onu da yazıp "Nakamura Üçlemesi" yapmayı planlıyorum.




2007-2008 yılları arasında, Lain'den dokuz yıl sonra gösterildi Ghost Hound. Valla ne yalan söyleyeyim, Nakamura'nın tarzı dokuz yılda hiiiç değişmemiş. Maşallah yine ilk on bölüm hiçbir şey anlamıyorsunuz. Gerçi Lain'i izlediğimde yalnızca kafam karışmıştı. Sonraısnda ise bir "Vaaay!" çekmiştim. Ghost Hound'u ilk izlediğimde ise tırsmıştm bayağı. O tırsma hali ise son bölüme kadar devam etmişti. Değişik bir anime anlayacağınız. Eğer karmaşık kurgulu, içinde astral seyahat, Nörolojik ve Psikiyatrik terimler geçen, soğuk bir anime arıyorsanız tam yerine geldiniz. Haaa "Yok ya sevmem ben öyle uçmalı üfürmeli şeyler" diyorsanız hemmen sizi One Punch Man veya Noragami yazılarıma yönlendireyim. Hiç içinizi daraltmayın.




Henüz küçük yaşlarda başlarından travmatik olaylar geçmiş olan ve Kyushu adlı küçük bir kasabada yaşayan on dört yaşındaki üç erkek çocuğu üzerinden anlatılıyor hikaye; Tarou, Masayuki ve  Makato.


Henüz üç yaşındayken, ablasıyla birlikte kaçırılan ve bu kaçırılma sırasında -yedi yaşındaki- ablasını kaybeden ve olayla ilgili hemen hiçbir şey hatırlamayan Tarou, "Lucid Dream" yöntemiyle  kaçırıldığı ana dönmeye çalışmaktadır. Bir şekilde ailesinin bu kaçırılma olayına karıştığı düşünülen Makoto ve Tokyo'dan transfer öğrenci olarak gelen Masayuki de Tarou'nnun bu uçma- her şeyi görme eylemlerine katılır ve hep birlikte "Hayırdır inşallah"lık maceralara atılmaya başlarlar. Tarou'nun pskiyatrı, Masayuki'nin Kyusu'daki Nörobiyoloji labratuvarında çalışan babası, Makoto'nun bir mehzebin lideri olan babaannesi derken ruhlar, hayaletler, tanrılar, vücutları ele geçirmeler, genetik deneyler, bilim, sanat, arkeoloji, sakız, çekmece, tavşan, kirpi, defter... Ay her şey birbirine karışıyor! İleride "Uyumadan Önce İzlenmemesi Gereken On Anime" gibi garip bir liste yapmaya kalkışırsam herhalde birinci sırayı Ghost Hound alır. Lain de ikinci olur. Ghost Hound'ı, Lain'den ayıran en büyük fark, içinde çok sayıda karakter barındırması. Lain, tamamen Lain üzerineyken, burada onlarca hikaye birbirine giriyor ve bir süre sonra hem astral seyahat hakkında veirlen bilgileri, hem hayalet, tanrı, ruh olaylarını, hem nörolojik terimleri hem de psikolojik hastalıkların tanımlarını hem de tüm karakterlerin hikayelerini bir arada tutamamaya başlıyorsunuz. Sonlara doğru işin içine bir de Kuantum Fiziği giriyor ki "Ah ah bu eksikti al!" demiştim izlerken. Neyse ki çok girmediler işin içine de beynim kulaklarımdan akmaktan kurtuldu. Biraz akmış da olabilir.



Bir de belirtmeden edemeyeceğim, Sherlock'un ikinci sezonunun ikinci bölümündeki o "Gigantic Hound", boigenetik seneylerin yapıldığı yasak bölüm mölüm bana Ghost Hound'u hatırlatmıştı. Sherlock Holmes'ün o hikayesini okumadığım için de hangi hikaye diğerinden önce yazılmış onu bilemiyorum. Ancak Ghost Hound, astral seyahat ve psikoloji konularında Sherlock'a göre apaayrı bir yol çiziyor. Sonları da alakasız olduğundan spoiler vermiş de olmadım. Oh, mutluyum huzurluyum Küfür yemeyeceğim.











QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam