Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Anime Film: The Girl Who Leapt Through Time


Tür: Bilimkurgu, macera, romans





Film kritiği yapmayalı nekkaaa' uzun zaman olmuş! Birazdan bahsedeceğim de bir anime film ancak adı üzerinde, film. Anime / Manga Önerileri serime almamamın nedeni de bu zaten. Hakkında kritik yapmaya değer, güzel bir film The Girl Who Leapt Through Time ( Toki o Kakeru Shojo). Hemen her kesime hitap etmesi de ayrı bir artısı. 5-85 yaş arası herkesin ilgisini çekecek bir şeyler bulabilir. Güzel de vakit geçirirsiniz. E, daha ne olsun?

Film, adından da anlaşıldığı gibi zamanda yolculuk yapan bir kızın, Makoto Konno'nun üzerine. Makoto'yu Gelmiş Geçmiş En Müthiş Yirmi Kadın Anime Karakteri listeme de almıştım. Çok seviyorum, ne yapayım! Tomboy, yani hafif sertçe, erkeklerle takılan, düzensiz, hebelek hübelek bir kız Makoto. Makoto ismi de zaten Japonca'da hem erkekler hem de kızlar için kullanılmakta. Bizdeki Deniz gibi aynı. 



Bu hebelek hübelek kızımız Chiaki ve Kosuke adlı iki çoukla yakın arkadaştır ve okul çıkışı hep birlikte gidip beyzbol oynar, hebelek hübelek takılırlar. Görünürde her şey güzel gitmektedir. Makoto okula hep geç kalır, Kosuke Chiaki ve Makoto'nun sorumsuzluklraından yakınır, Chiaki çılgıncasına beyzbol oynar... Taaaaa ki Makoto birkaç yazıyı okulun labrotuvarına bırakmaya çalışırken ceviz gibi bir şeyin üzerine basana kadar! Makoto neler olduğunu anlayamaz, arkadaşlarıyla beyzbol oynadıktan sonra bisikletine binip evine yollanır. Ancak bisikletinin frenleri tutmamaktadır. Fırlayıp tren yoluna düşüp bir trez tarafından ezilecekken bir şeyler olur ve GÜM! Kendini zamanda geriye gitmiş olarak bulur. Bu durumu teyzesine anlattığında teyzesi onunla dalga geçer. Makoto ise her "hopladığında" zamanda geri gidebildiğini fark etmiştir. Bir süre eğlenen -on saat boyunca karaoke yapıp bir saatlik para ödemek gibi- Makoto yaşadığı anı değiştirirken başına işler açmaya başlar. Bisikletinin freninin tutmadığı için yanına almayan Makoto bu sefer Chiaki'nin ona ilanı aşk etmesine neden olur. Korkar ve zamanda yien geriye gider. Öyle böyle bir türlü dikişleri tutturamaz ve sonunda nasıl zaman yolculuğu yapabildiğini öğrenir. 



Filmin özeti kısaca böyle. Gerçekten böyle. Konu çok güzel. Bence çok da güzle işlenmiş. Hele ki Makoto gibi orijinal ve iyi bir karakterin protagonist olması çok güzel. Ancak birkaç eleştirim var. Yalnızca bu film üzerine değil, genel olarak Japon anime endüstirisi üzerine.

İlk olarak, Makoto'nun tomboy olması gerçekten çok hoşuma gitti ancak aynı zamanda bu "Başlıkta Shojo yazıyor diye erkeklerin ilgisini çekmeyebilir. Böyle bir karakter koyalım ki erkekler de kendileriyle özdeşleştirebilsinler" diye düşünüldüğünü de göteriyor. Kızlar zaten doğdukları andan itibaren erkeklerle çevirili olduklarından kendilerini bir erkeğin yerine koymak konusunda uzman olduklarından nemli değiller. Ancak erkekler alışık değil ana karakterlerin "dişi" olmasına. Yadırgayabilir, filmden soğuyabilirler. R.K. Rowling'in Harry Potter'ı kız çocuğu olarak düşünmeesi gibi bilinçli olmadan yapılmış bir seçim olduğunu düşünmüyorum bunun. Japonalr bu işin kurdu. Gerçekten Makoto gibi bir kızın başta olması erkekleri soğutmamak için.



Yine cinsiyet üzerinden gideceğim; Steins; Gate'i biliyorsunuzdur umarım. Zamanda yolculukla ilgili peeek güzel bir anime. Rintaro Okabe isminde genç bir üniversite öğrencisinin zamanda yolculuğunu anlatıyor. Aslı görsel roman Steins; Gate The Girl Who Leapt Thorugh Time'dan üç sene önce çıktı. Animeye çevrilmesi ise beş sene sonra. Yani bizim Makotomuz Okabe'den daha eski. İki anime de zamanda bir şekilde yolculuk eden ve çevresidnekilerin başına gelenleri değştirmeye çalışan iki karakteri konu alıyor. Ancak Okabe'nin "savaşı" ile Makoto'nunki arasında dağlaaaar akdar fark var. (-ki Okabe ençok eleştirdiği karakterlerden birisidir. Nedne olduğunu merak ediyorsanız Steins; Gate yazıma alabilirim sizleri: http://www.sutunc.com/2015/11/anime-manga-suggestions-7-steins-gate.html)



Okabe bu zaman işini bir şekilde "insanları kurtarmak" adına yapıyorken Makoto ilk önce tamamen eğlence amaçlı sornasında ise "insan ilişkilerini düzenleme, onu buna ayarlamaa çalışma" amaçlı olarak kullanıyor. Konunun içinde bir "ölüm" olsa bile bu durum Makoto'nun Kosuke'ye kız ayarlamaya çalışmasından veya Chiaki'nin ona "çıkma" teklif etmesiyle aynı önemde işleniyor -hatta çok daha az yer tutuyor-. Okabe kahramanlıktan kahramanlığa koşar, hatunları -ve hatun görünümündeki erkekleri- kendine hasta ederken Makoto hebelek hübelek takılıyor ortalıkta. Filmin kurgusu gerçekten güzel. Ancak lise dizisi olayazacakken araya erkekler de izlesin diye zaman yolculuğu sıkıştırılmış gibi duruyor. Gerçekten kızları bu kadar hafife mi alıyorsunuz? Bu kadar mı korkuyorsunuz bilikurgu beğenmeyeceklerinden? Bu kadar mı çekiniyorsunuz erkeklerin kendilerini bir kız öğrenci ile özdeşleştiremeyeceğinden? 


Kurgusu gerçekten güçlü olmasına karşın hikayenin çok daha ilginç, karmaşık ve güzel olabileceğini düşünüyorum açıkçası. Yine de Makoto karakterini çok sevdiğimden "Hadi sizi keratalar. Olmasın bir daha" diyerek filmin kulağından çekmekle yetiniyorum. 












QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam