Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Tokyo Ghoul 66. ve 67. Bölüm İncelemeleri




İyi ki bir kafa iznine çıktım. "Su Tokyo Ghoul yazmamışsın niye yazmadın?", "Tokyo Ghoul'un önceki bölümleri yazılacak mı?" sorularıyla boğuşuyorum günlerdir. Twitter'da yorum yaptım, ettim ancak evet, yazmadım Tokyo Ghoul'un 66. ve 67. bölümlerini. Yazıklar olsun bana! Püüüh! Bu konuda bu kadar sıkıştırılacağımı da tahmin etmiyordum açıkçası. Ben öyle kendi kendime yazıp eğleniyorum sanıyordum Tokyo Ghoul hakkında. Dört bir yandan "Tokyo Ghoul'un iki bölümünü yazmadın!" şeklinde uyarılar gelince bir şaşırdım, kendime geldim. Siz benim Tokyo Gulugulularımı takip edersiniz de ben yazmaz mıyımm? Oy gıdılarını yediklerim!

"Ben bu bölümleri biliyorum. Son bölümün analizi nerede?" diyenler için:

http://www.sutunc.com/2016/03/tokyo-ghoulre-68-bolum-incelemesi.html

"Ben daha bu bölümlere gelmedim. Önceki bölümün analizi nerede?" diyenler için:

http://www.sutunc.com/2016/02/tokyo-ghoulre-65-bolum-inceleme.html


66. bölüm özellikle çok, çok önemli. Furuta ve Eto'nun konuşmaları altın değerinde. Furuta gibi, ekibe sonradan katılıp da dehşet bir şeye (?) dönüşen karakter az bulunur.  (Gerçi Touka Furuta'yı Kaneki ile karıştırmıştı Tokyo Ghoul döneminde ancak kim olduğunu bilmiyorduk arkadaşın)  Bu arada Tokyo Ghoul:re'nin 6. volümünün kapağında Furuta olacak. Eh, kendine ait bir kapağı hak etti çoktan bu değişik mi değişik, sevsem mi nefret mi etsem korksam mı tiksinsem mi sempati mi beslesem bilemediğim karmaşık karakter. Sui Ishida karmarşık karakterler yaratıp bizi sevgi-nefret arasında bıraktırma konusunda çok usta. Tsukiyama gibi bir manyaktan nefret edemiyorsunuz misal.  Yüzyılın en büyük saykosu olan Eto ile ilgili "Ay n'olur Kaneki ile sevigli olsunlar yaaa <3 <3" diye düşünürken bulabiliyorsunuz kendinizi. Olaya herhangi bir felsefik yaklaşım getirmeden "İnsanız Ghoul'uz, özümüzde hepimiz iyi ve kötüyüz" gibi klasik bir söylemle ortalığı bulandıramadan gayet doğal bir seyirde işliyor karmaşık karakterleri Ishida. Furuta ise kendisinin "master piece"i sanırım bu kafa karıştırma konusunda.


6. volümün kapağı. Furuta'da biraz Özcan Deniz havası sezdim ama neyse. Kaşlardan herhalde.


66. bölümde Furuta'nın Eto'nun hücresini ziyaret ettiği sırada söyledikleri o kadar çok şeyi açıklıyor ki insan Cengiz Atay hesabı kendi kendine "Hadi be!" derken buluyor kendni.

Furuta'nın Rize ve Kaneki'nin üzerine demirleri yığan Clown Souta olduğunu öğrenmiştik. Hatta ben "Demedim mi?" diye şarkı söyleyip dans etmiştim şuracıkta hatırlarsanız. Şimdi ise Furuta'nın bir Washuu olduğu ortaya çıktı! Bildiğiniz, hani şu Ghoullar'ın yok edilmesi için canla başla çalışan CCG'yi kuran, yüz yıl önce ortaya çıkmış olan One-Eyed Ghoul ile mücadele eden ünlü aileden!

Garden denilen yeri hep merak etmişimdir. Tokyo Gohul evreninde kısaca "özel yetenekli çocukların Ghoul Inspector olmaları adına öpözel bir eğitimden geçirildikleri yer" olarak adlandırılıyordu. Ancak serinin ta başından itibaren Rize'nin kagunesine yapılan ithamlar, Kaneki ve Eto'nun Ghoul olmalarına karşın CCG'deki Rc Cell tarayıcılarından haşırt diye ellerini kollarını sallaya sallaya geçmelerinin cevabı yavaş yavaş da olsa veriliyor artık. Bildiğiniz iki yıl beklemişiz bu cevapları almak için. Sağolsun Ishida camiinin avlusunda bekleyen güvercinlere yem atar gibi yemliyor arada bir bizi bu konuda.

Yoshitoki Washuu. CCG'nın başı.


Eto'nun Kanei'yi ikna çabaları sırasında söylediklerini 66. bölümde bizzat Furuta'ın flashbacki ile gördük. Rize ve Furuta henüz küçükken Garden'da geçen konuşmadan Furuta Rize'ye "Sen de mi melezsin?" diye soruyor. E, Furuta Washuu. Rize'nin kagunesi CCG dedektörlerince saptanmayan özel bir kagune. Eto Washuular'ın tüm sorunların temelinde yattığını söylüyor. O zaman bu Garden'da yetişen özel melez çocuklar mı var? "Özel kaguneli ghoul çocuk yetiştirme merkezi" gibi bir yer mi Garden?

Furuta'nın babası büyük ihtimalle Yoshitoki Washuu. Bu da Matsuri Washuu ve Furuta'yı kardeş yapıyor. Furuta'nın anası da "deneylerde" kullanılan bir ghoul idi herhalde. Hangi forumu gezinsem herkesin kafasında deli sorular. "Aşk bu kızılötesi, yaralı müzesi" diye geziniyor her milletten millet ortalıkta.



Furuta gizli ve karanlık zevkleri olan, sadist ve father issues ile dolup taşan bir birey. Karakteri her geçen gün daha da derinleştiriliyor Ishida tarafından. Eto'ya söyledikleri, aralarındaki çekişme filan (68. bölümde bu çekişme daha da şiddetleniyor. Yazık oldu Eto'un editörüne:/)

Eto gibi damarına basıldıkça pisleşen, kimseye pabuç bırakmayan, daha çocukken kötülerin en kötüsünü tatmış (nasıl bir laf ettim ben bile bilmiyorum) hiçbir şeyden korkmayan bir karakterle ancak Furuta gibi biri başa çıkabilir zaten. Böyle ediyorum diye Eto'yu ve Furuta'yı sevmiyorum sanmayın sakın. İkisi de hikayede en sevdiğim karakterlerden.


Bir de iki hafta önce forumlarda gezinirken bir şeye rastlamıştım onu belirtmeeden edemeyeceğim.

Aşağıdaki sahnede Furuta Eto'ya "Ne kadar dik başlısın. Ama senin gibi kadınlardan hoşlanıyorum. Seni domine etmek istiyorum. Suratın da fena değil hem" derken sol elinin nerede olduğuna dikkat edin rica ediyorum. Ishida ne alem adamsın! O kadar doğal olmuş ki ben dahil birçok kişi fark etmemiş bile.
.



Amon'u görmemiz de ayrı bir olay tabii. 66'nın sonunda bir karede çıkan Amon iki bölümdür görünmedi. Bazıları Cochlea'da baıları ise Rue Island'da olduğunu düşünüyor. Bence Rue Island'da. Bir şekilde Akira ile karşılaşacaklar. Hayatındaki iki erkek de Ghoul'a dönüştürülen Akira'nın ne yapacağını merak ediyorum doğrusu. Ne olur Rue Island'da olsun Amon. Yeri gelmişken Takizawa'ya da buradan sevgilerimi sunuyorum.


Rue Island'da işler CCG'nin sitediği gibi görünüyor şimdilik. 67. bölümde Quinx ekibinin havasından geçilmedi mübarek. Yeni gelenlere alışamadım ancak bir türlü. Garden'dan gelen Taylandlı hatunun akıbetini merak ediyorum. Hele Furuta ve Rize'nin de Garden'dan geldiği ortaya çıkınca insan doğal olarak tüm Garden girişlileri (Garden Anadolu Lisesi 2008 Girişliler) merak ediyor "Acep bu da mı melez?" diyerekten.


67. bölümün en önemli olayı Kaneki Ken'n nasıl Haise Sasaki olduğunu öğrenmemiz oldu. Meğer Arima kafayı cıbırdatmış olan Kaneki'yi önce iyice delirtip ( "Herkesi öldürdüm" dedi herif ya. Kaneki zaten kendinden meçhul, bir de Arima sadistiyle uğarşmış) sonradan acıması, ona kitap mitap getirmesi açıkçası rahatsız etti beni. Arima gibi soğuk bir tipin tek önemsediği insanın Haise olduğunu biliyorduk. Bunun nedeninin Haise'yi kendi yarattığı için olduğunu da öğrenmiş olduk böylece. Bildiğiniz, sıfırdan, SS sınıfı bir Ghoul çocuk yaratmış. Gerçi Haise Sasaki ismine birlikte karar vermişler.  Zaten Kaneki'nin son sahnede suçluluk duygusuyla "Yapmalıyım. Karar verdim, yapmalıyım" demesi de bu yüzden. CCG'ye ve Arima'ya karşı bir eylem hazırlığındayken eski günleri hatırlayıp suçulukla dolması tam bir Kaneki. Ben de biraz Kaneki gibiyim sanırım bu tarz konularda. İnsanlar ona iyi davrandığı anda karar yetisini kaybettiğinden kendini biraz sonra yapacağı işe -Cochlea'daki A seviyesindeki Ghoulları sertbest bırakmak- veremeyip kendini Arima'ya ihanet ediyormuş gibi hissetmesi de bu yüzden. Ulen o adam zaten seni bu hallere getiren, kafanı gözünü deşen. Ama yok işte Arima sonradan kitap mitap getirdi, ona değer verdi ya, doğru muhakeme yeteneğini kaybetti bizim Kaneki Arima üzerinde. Neyse ki Hinami'ye olan sevgisi suçluluk duygusunu yenebildi de gaçtı hep Ghoullar.












QuickEdit

You Might Also Like

Infinyteam