Theme Layout

Boxed or Wide or Framed

Theme Translation

Display Featured Slider

Featured Slider Styles

Boxedwidth

Display Trending Posts

Display Instagram Footer

No

Dark or Light Style

Tokyo Ghoul:re 88. Bölüm İncelemesi



Tokyo Ghoul:re 87. Bölüm İncelemesi: http://www.sutunc.com/2016/07/tokyo-ghoulre-87-bolum-incelemesi.html

Ben manyağım. Dün hayatımın rahat üç saatini boşa harcadım. Neye? Sui Ishida'nın kim olduğunu bulmaya. Neden? Manyağım da o yüzden. Aslında ondan da değil pek, gözümün önünde bir gizem oldu mu sinirim bozuluyor. Geçtiğimiz haftalarda Uta'nın maske salonunun Fukuoka'daki gerçeğini bulmuştum, hatırlayan olur. E, Ishida'nın eski bir dövmeci olduğu bilinen bir gerçek. Kendisi ilk veridği röportajlradan birinde söylemişti bunu. Elde bu kadar veri varken ben duramadım tabii yine. Bu arada ben konuşacağa benziyorum daha. İncelemeyi mavi yazıyla ayırayım da direkt incelemeyi okumak isteyen ona geçsin. Benim Ishida maceralarımı dinlemek isteyenler de buraya toplaşsın.

 Efenim dün kim bilir neredeki bir sitede Sui Ishida Hakkındaki On Beş Gerçek isimli bir yazya denk gedim. Tabii İngilizceydi. Neyse, tıkladım ettim. Bir arkadaş bilinen her şeyi ıcığına cıcığına kadar toplamış. Arkadaşları eşi dostu bir ablası bir kız kardeşi olduğu Fukuokalı olduğu filan feşmekan. Ben de durur muyum? "Bu kadar veriyle ben bulurum İşida'yı. Bana mısın demem" dedim; ve buldum.

İlk olarak bir kadına denk geldim. Bir zamanlar bu bahsettiğim dövmecide çalışmış ve sırtı baştan aşağı Uta'nınkilerle birebir aynı dövmeler dolu idi kendisinin. Soyadı da Ishida idi. Gözlerime inanamadım tabii. Sonrası ise çorap söküğü gibi geldi ama milleti de ziyadesiyle stalklamış oldum.


Resmen queen of stalker oldum yemin ederim ya. Müge Anlı'ya rakip program mı yapsam ne yapsam kayıpları filan bulurum anında. Kimin anası bacısı kaçmışsa Orta Dünya'da bile olsa getiririm animallah! Zaten atarlı tipim. Tartışmalarda kismeye söz hakkı filan vermem hep ben konuşurum. (Bir yazıda ne stalkerlığım kaldı ne paçozluğum resmen. Qarisma yerlerde) Bildiğiniz Müge Anlıymışım ben haberim yokmuş :O :O

 Ishida hakkında daha fazla bilgi vermeyeyim de manyaklığım ortaya çıkmasın. Daha fazlasını söylemem hoş da değil gerisi zaten insanların özel hayatı. Ama içim dışıma çıktı dün. Hayattan soğudum. Bana bir ay kadar Ishida filan demeyin. Ishida yerine bir takma isim kullanayım. Karpuz diyelim biz ona. Sui Japonca karpuz demek. Tamam oldu.

İncelemeye başlamadan önce Karpuz'un Tokyo Ghoul'un birinci bölümünü yeniden çizeceği müjdesini vereyim. Nasıl bir şey çıkacak ortaya büyük merak konusu. Yeni detaylar ekleyecek mi acep? Çizimini TG'un ilk zamanlarına göre çok ilerletti Karpuz. O-make'i yapılan bir birinci bölüm şükela olur gibime geliyor. Ah bir de animeyi baştan uyarlayacağız anonsu gelsee! AAAAH o açıklama gelsee!

Ha, bir de belirteyim, haftaya Tokyo Ghoul yok. Artık döner döner bu haftaki efsane incelememi okursunuz, ne yapalım. Japonya'da yılbaşı. Ondan tatil. Başka bir durumlar yok yani. Karpuz da yaşıyor. Turp gibi. Ama Karpuz. (ekiekiekiekeiekiki)


Bir türlü incelemeye gelemedim. Bu haftaki bölüm aksiyon filmlerinden cörtleyip çıkmış gibiydi. Tatara'nın kakujasının anka kuşu olabileceğini öne sürmüştüm iki hafta önce. Valla çıktı! Ben de en az sizler kadar şaşkın ve gururluyum. Ama meğersem Tatara zaten çelik ve metal eritmeye yarayan endüstriyel fırınlara verilen isimmiş:https://en.wikipedia.org/wiki/Tatara_(furnace) Yani şunu biliyor olsam hiiiç yok Aogiri Tree'nin iki sembolü var, biri Eto olsa diğeri Tatara'dır filan uğraşmadan, teee serinin en başından Tatara'nın ankayı sembolize ettiğini bilecektik. Bu günün çıkarımı da böylece "Bilgi Güçtür" olsun (Michael Faucoult)

4.000 santigrat dereceye kadar ısı yayabiliyormuş Tatara'nın yaydığı alevler. Olm Güneş misin? Kara delik mi aççan napçan? Dört bin derece ne ayol? Bizim Güneş 5.000'lik ısıtıyor. Tatara ateşi üflediği anda zaten yelinden mum gibi eritir her şey. Sağlam bir toz bırakmaz ortalıkta. Karpuz'a biraz fizik dersi vermek lazım zira Reddit'te orada burada millet kendini yiyor "Nassssı dört bin ya?" diyerekten. Arada fizikçiler açıklamaya yapamya çalışıyor filan. Niye dört bin? Bin de, kabulüm. İki bin de olumlu. Hadi karpuz severim onun hatırına üç bin olsun. Ama beş bin ne allasen? Sanayi Devrimi zamanında koyaydık Tatara'nın dedesini ninesini iki fabrikanın başına, çağ atlardık çağ!



Tatara'nın kontrolünü kaybedişi ilk başta biraz garip geldi. Şu zamana kadar metanetini koruyan, cool gulumuz Houji'yi görünce kafayı yedi. Evet tamam, yıllardır kendini bu gün için hazırlıyordu ancak ne bileyim. Sonunda yaş aldı etti bu adam. Ortalığı kasıp kavurmaktansa teke tek şöyle güzel, sakit bir dövüş görmeyi yeğlerdim. Yomo da aynı şekilde patladı çatladı geçenlerde. Cool karakterlerin sakinliğini ve zor zamanlarda verecekleri tepkileri ayarlamada biraz sorun yaşıyor gibi Karpuz. Ben, Tatara gibi güçlü olsam, yıllar boyu ağabeyimi ve "Kızıl Dil" klanını öldüren adamla karşılaşacağım günün hayalini kursam o kadar ssinirlenmezdim. Kafamda yüzlerce kez hesaplaşmış olurdum zzaten. Gerisi yalnızca bu senaryolardan herhangi birinin gerçekleşmsini beklemek olurdu.

Takizawa'nın son sahnede hoplayıp Houji'yi kurtarması ise efsaneydi. Bu, Tatara ölecek demek oluyor büyük ihtimalle. Ancak ölmeden önce mutlaka Eto ile nasıl tanıştıklarına dair bir flashback görmeliyiz. Karpuz böyle havada bırakmaz olayları. Little little into the middle bir şeyler ayarlar bize ağabeyimiz.



Takizawa'nın neden Tatara'nın Houji'yi öldürmesinin önüne geçtiğini anlayamayanlar için hatırlatma yapayım; Takizawa CCG'de Houji'nin partneriydi. Tabii neler olup bitti de Takizawa Akira'yı boğma noktasına geldi, onu iki hafta sonra öğreneceğiz. Takizawa'nın Owl olma sürecinde başına gelenleri çok merak ediyorum. Tokyo Ghoul Kaneki'nin protagonist olmasına karşın bol bol Amon sahneleri de içerirdi. Şimdi ise Kaneki'den başka herhangi bir karaktere yoğunlaşmadan, paralel olayları izliyoruz. Rue Island'da olan biteni Takizawa'nın gözünden görmek isterdim doğrusu. Ancak Karpuz gerekli alt yapıyı hazırlaıp bizi yeni Takizawa ile tanıştırmadı önceden. Birkaç karede manyak manyak salındığını gördük, o kadar.

KARPUZ AMON NEREDE? BAK BİR AYA ÇIKARTMAZSAN AMON'U CÜMLE ALEME AÇIKLARIMI KİMLİĞİNİ KARPUZ! KELEK KARPUZ SENİ! ÜZERİNE LASTİK GEÇİRİR PATLATIRIM ORTANDAN ÇIKART ŞU AMON'U ORTAYA YAZIK GÜNAH BEE!


Bu arada fikrimi belirtmeden edemeyeceğim, Aogiri Tree üyelerinin birer özgürlük neferi gibi sunulmalarına inanılmaz kıl oluyorum. 86. bölümün o ünlü, yarısında Eto yarısında Arima olan karesinde arkada Yamori, Ayato, Naki filan var. Bu adamların hepsi biririnden manyak. Bir tanesini alıp, doğru düzgün bir amaçtan, felsefeden konuşmaya çalışsan sinirlenip kolunu bacağını filan kopartır. Yamori gördüğü işkencelerin, Tatara da ağabeyinin öcünü almak için orada. Ayato kızgın ergen işte. Hırçın diye katmışlar onu araya. Oturup iki kelam edeyim adamların dertleri enymiş öğreneyim desem imkansız. Karpuz bir de havalı havalı koymuş bunları ulvi bir amaçları varmış gibi. Eto da onlardan aşağı kalır değil. Yaptıklarının belirli bir plan dahilinde ilerlemedi Dr. Kanou sayesinde. Yoksa Eto da tam bir kaos. Diğerlerinden daha sakit değil. Aksine daha sadistik, daha saldırgan. Sanki bir dava uğruna hayatlarını öne koymuşlar gibi gösterilmeleri komik duruyor.

Bu arada belirteyim, politik hiçbir gönderme yapmıyorum. Ben eksik kalayım politik göndermelerden. Yamori'nin gulların kahramanı gibi resmedilmesine kızıyorum efenim haklı olarak. Gene manyak ol, sadist filan ol ancak bir amacın bir şeyin neyim olsun. Eto ve Tatara'ya lafım yok ancak geri kalanlar çöp efendim çöp!


QuickEdit

You Might Also Like

Hiç yorum yok

Infinyteam